Ateş düştüğü yeri yakar
Bu ateş başka ateş Beyler
Buz kesti yüreğimiz
Sustu sözlerimiz
Ağıt da yakmadık hani
Teselli etmeye kalkmayasınız diye
KÖYÜMDE ŞİMDİ
Şimdi;
Güneş vurmuştur
Karşı Alin yakaya
Düşmüştür kız kızan yola
Ben asılım sen vekil
Bendeki sözün özü
Darbımesel
Sendeki yalan-ı ala
Bu nasıl vekil
Yoksa vekilliğin de mi yalan
İLABADI MECNUNLARI
Seni kökten sardım
İnce belden sardım
Kuru daldan sardım
Kafa tuttum zalme
Hatırına Düşeceğim
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sevgi tohumları ekildi,
en çorak, en kara tahtalarda
gönlümüzün sıcağında düştü cemre
tavını buldu, tavını sevdi, çatladı çekirdek
Çimlendi, boy boy
CEHNNEM ODUNDA
YAN CAYIR CAYIR
Bu dünyada
Cennetinin yolu
Sevdadan çıkar
864 RAKIMLI TEPE
Giden yollar deste deste dolar döşeli
Gidemez her babayiğit
Demet demet, rakım rakım yükselir
Çıkamaz her babayiğit
masal bu ya
deyneksizköy çobansız kalmış
son deyneği kırılıverince
gel zaman git zaman çoban bulamamışlar mı
dağa taşa haber salınmış
gelen yok haber veren yok
Hükümet öyle basit iş değildir da
Hükümet demek icreat
Önce vereceksin destiyi eline
‘’Kıracaksın’’ diye dayak at
Hukuk mesnet dayanak mı ister
Desti; deste deste, dayak sille sile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!