BU PERONDA — II
Uzayıp giden,
şehrin göğsüne döşenmiş uğultulu demir ağların
çeperlerinde çoğalan
akşamüstü sızısına eğilmişken güneş,
Söyler misin burnunda tütmek için, daha kaç şiir yazacağım
Söyler misin burnunda tütmek için,
daha kaç şiir yazacağım?
Kaç defter dolduracağım,
kaç kâğıdı yakacağım,
“Bu Sabah da Şiir Yazalım”
Hep ben mi şiir yazacağım,
Bu sabahta sen de yaz, olmaz mı?
Güneş yine aynı yerden doğdu,
Aynı sessizlikle uyandı sokaklar.
Canım Akıyor Kaleme
Canım akıyor kaleme;
bir damla gibi,
yavaş…
“Canın Seferi”
Ben bu yola düştüm aşkın izinde,
Ne tac ararım, ne taht gözümde.
Her şey fânî, kalmaz elde,
Bâki olan bir tek Dost’tur özümde.
ÇEKİMSERLİK DEFTERİ
Öyle çekimserim ki şu hayatta,
adım atmayı bile beceremiyorum.
Sanki yer, ayağımın altından değil de
ben yerin içinden çekiniyorum;
Ceset
Durup durup seni düşünüyorum.
Bunu artık kendime itiraf etmiyorum,
çünkü itiraf
bir çıkış yolu varsayar.
Çocuk O Gün Büyür
Omuz üstü kahkahadır çocukluk.
Bir dağın yamacında yankılanır o kahkaha;
bir kuş sürüsü irkilir,
bir gökyüzü gülümser.
Çok Özledim Desem
Çok özledim desem…
Belki de cümle yarım kalır.
Çünkü bazı özlemler
Bir kelimeye sığmaz.
CUMHURİYET’E YÜRÜYÜŞ
1881, Selanik…
Bir çocuk doğdu;
Adı Mustafa Kemal.
Henüz kimse bilmiyordu ki,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!