Söyler misin burnunda tütmek için, daha kaç şiir yazacağım
Söyler misin burnunda tütmek için,
daha kaç şiir yazacağım?
Kaç defter dolduracağım,
kaç kâğıdı yakacağım,
“Bu Sabah da Şiir Yazalım”
Hep ben mi şiir yazacağım,
Bu sabahta sen de yaz, olmaz mı?
Güneş yine aynı yerden doğdu,
Aynı sessizlikle uyandı sokaklar.
Canım Akıyor Kaleme
Canım akıyor kaleme;
bir damla gibi,
yavaş…
“Canın Seferi”
Ben bu yola düştüm aşkın izinde,
Ne tac ararım, ne taht gözümde.
Her şey fânî, kalmaz elde,
Bâki olan bir tek Dost’tur özümde.
Ceset
Durup durup seni düşünüyorum.
Bunu artık kendime itiraf etmiyorum,
çünkü itiraf
bir çıkış yolu varsayar.
Çocuk O Gün Büyür
Omuz üstü kahkahadır çocukluk.
Bir dağın yamacında yankılanır o kahkaha;
bir kuş sürüsü irkilir,
bir gökyüzü gülümser.
CUMHURİYET’E YÜRÜYÜŞ
1881, Selanik…
Bir çocuk doğdu;
Adı Mustafa Kemal.
Henüz kimse bilmiyordu ki,
Dayan
Dayan ey gönül,
çünkü sabır, taşın kalbine düşen su gibidir;
en sert kaya bile sonunda güle döner.
Bir Delinin Hürriyeti (Final)
Gözlerimden yaşlar süzülürken
ilk kez etrafı gördüm.
O duvarların beyazlığı artık bana mezar taşı gibi görünmüyordu;
Demedi deme,
Geceyi delip geçen bir rüzgâr gibi geldim sana,
Sokak lambaları titrerken adımlarımda,
Ve gölgeler, senin siluetini taşırken duvarlarda,
Ben sessizce seni arıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!