Hüseyin Erdinc Şiirleri - Şair Hüseyin E ...

Hüseyin Erdinc

Bir Güzel Şey Söyle

Dilimde paslanmış bir zilin sesi,
Kendi gölgesine çarpıp dönüyor.
Suskunluğumun avlusunda yankılanıyor o ses,
Taş duvarların belleğinde donmuş bir sabah gibi.

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

Bir İhtimalin Tutanağı

Beni sevebilme ihtimaline sığındım.
Bir insana sığınılır mı bilmiyorum,
Ama insan bazen
Başka gidecek yer bulamaz.

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

Bir Sigara Daha Yaktım (I)

Bir sigara daha yaktım…
Dudaklarımın kenarında yarım kalmış bir gülüşün izleri,
avucumda kırık bir zaman saati gibi dönüp duran yalnızlık…
Her nefeste, dumanın içinde kaybolan yüzünü arıyorum.

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

Bir Sigara Daha Yaktım (1)

Bir sigara daha yaktım…
Dudaklarımın kenarında yarım kalmış bir gülüşün izleri,
avucumda kırık bir zaman saati gibi dönüp duran yalnızlık…
Her nefeste, dumanın içinde kaybolan yüzünü arıyorum.

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

BİR TUT BELİMDEN

Konuşacak ne var ki aslında?
Söz dediğin; bazen yük, bazen de boş bir gürültü.
Bazen insan, susarak daha çok anlatır da
kimse anlamaz, herkes duyar ama dinlemez.

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc


Bir yarım kalmış küfürdür aşk.

Dilimin ucuna gelip de söyleyemediğim,
boğazımda düğümlenip kalan bir kelime gibi.
İçimde patlayan ama kimseye duyuramadan susturduğum bir çığlık gibi.

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

Bir Yok Oluş

Uzanınca titriyor parmaklarım.
Bunu bir hastalık sanmıyorum artık,
çünkü dokunamadığım her şey
bir başka şekilde beni geri itiyor.

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

BİZ Olalım
Ez kelimeleri topuklarınla,
üstlerinden yürüdükçe
harfler ufalanıp karışsın zamana,
zaman dağılsın sayılardan,
sayılar çözülürken içimizde

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

Bodrum’da Aşk Gibi

Seninle ilk yürüdüğümüz sahili hatırlıyor musun?
Çay bardağında buğunun ardına gizlenmiş sözlerimiz vardı.
Bodrum’un sabahı gibi tazeydi bakışların,
İlk yudum gibiydi, dudaklarımda bir yangın bırakan…

Devamını Oku
Hüseyin Erdinc

Bu Aşkın Miadı Dolmuş

Bir zaman vardı,
kalbim, adını bilmediği bir sessizliğe tutunuyordu.
Bütün şehir uyurken bile, içimde bir uğultu,
pas tutmuş bir çan gibi çalıyordu kendi kendine.

Devamını Oku