Ben gece gibi simsiyah,
o gül gibi kıpkırmızıydı.
Ben,
mürekkebin içine düşmüş bir gökyüzüydüm,
gece saatinin solmuş saati,
“Ben Hâlâ Nisan”
Seninle başladı içimin
sevda mevsimi…
Bir bakışın yetti,
baharı çağırdı kirpiklerim.
Ben Meczubum Deliyim
Ben meczubum!
Taş bana bakıyor… gri, çatlamış, soğuk!
Gözlerim içinde kayıp…
Ama taş mı bakıyor bana, yoksa ben mi taşa?
Ben o kalbe imzamı attım (1)
Ben o kalbe imzamı attım,
silmek isteyen varsa gelsin,
göğsünde çağıran rüzgârı dindirebiliyorsa dindirsin,
dünyanın bütün taşlarını yerinden sökebiliyorsa söksün,
“BEN O KALBE İMZAMI ATTIM” (10)
Ben o kalbe imzamı attım,
silebilirsen sil bu sözü.
Ne deniz silebilir,
Ben o kalbe imzamı attım (2)
Ben o kalbe imzamı attım,
Olympos’un tanrılarına inat,
Zeus’un gök gürültüsünden,
Poseidon’un dalgalarından,
Ben o kalbe imzamı attım (3)
Ben o kalbe imzamı attım,
ve tarih boyunca nice eller
o imzayı kazımak, parçalamak, söküp atmak istedi.
Ama ne Roma lejyonları,
Ben o kalbe imzamı attım (4)
Ben o kalbe imzamı attım,
ve o imza, yalnız taşlarda, surlarda değil,
halkın ekmeğinde,
Ben o kalbe imzamı attım (5)
Ben o kalbe imzamı attım,
ve bilirim ki, ayrılık
yalnızca yolların uzaması,
Ben o kalbe imzamı attım (6)
Ben o kalbe imzamı attım,
ve bilirim sevgilim,
o imza yalnız senin kalbinde değil,
halkın kalbinde de yankılandı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!