Destan
Önce söz vardı,
Gökten değil, gönülden düşen,
Bir bilge otağın ortasında diz çöktü,
“Dilinden Dökülen Kelimeler”
Dilinden dökülen kelimeler,
Bir bıçak gibi geçti gecenin içinden.
Ne bir veda, ne bir açıklama…
DÖNER MİSİN?
“Sadece bir soru… Kendime mi, sana mı, bilmiyorum.”
Bir soru kaldı geriye,
Tüm kelimeler tükendikten sonra:
Döner misin?
Dünya Kadar Sevgi Borcum
Gece, karanlığın kara defteri;
ben o deftere düşmüş yaralı bir kelimeydim.
Her yıldız bir suskun tanık,
her gölge bir sır saklıyordu benden.
Düşümden Düşüne Girdim
Düşümden düşüne girdim,
adımlarım gölgenden önce vardı orada.
Her nefesimde senin yankın,
her sessizlikte saklı bir çağrı.
Eksik İmlaların Defteri”
İmlası bozuk kelimelerden doğma şiirlerimi döktüm yollarına.
Kimi yerde virgül düşmüş,
kimi yerde harfler kanamış,
kimi yerde nokta koymaya elim varmıyor.
Ellerine şiir bulaşmıştı, tutmasaydım, aşka ayıp olurdu.
Ben hiç kimsenin büyümediği bir toprak gibiyim;
yağmur gelmedi uzun zaman,
güneş döndü başka yüzlere,
ben kök salmayı unutmuş bir çöl gibi bekledim.
En Çok Neyi Merak Ediyorum?
Hüseyin Erdinç kaleminden
En çok neyi merak ediyorum biliyor musun?
Aslında cevap çok basit gibi:
Eskimeyenin İzinde
Nefes alıyorum.
İçime çektiğim her hava, sadece ciğerlerimi değil, ruhumu da dolduruyor.
Sabahın ilk ışığı düşüyor pencereme.
Ve o ışık, sadece bir aydınlık değil, içimdeki sessizliğin altını çizen bir kalem gibi.
Esmerim
Sen,
geceyi içime çektiğim derin bir kuyu,
ay ışığını içine saklayan bir hazine…
Gözlerin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!