Karda yürüdüm izim kalmadı,
Buza yazdım bir sözüm kalmadı,
Yaşamakta gözüm de kalmadı,
Sen kaldın başka özüm kalmadı...
İster bahar olsun mevsim, isterse hazan,
Bir kutlu aydır sevgiyle kutlanır Ramazan.
Bu kutlu ayda hatalar da oluyor elbette;
Ramazan hürmetine kimseyi kaynatmıyor bizim kazan…
Sen Anadolu ol;
Ben bir bozkır çayı olsam da razıyım.
Sen kemanın yayı ol;
Ben tel olsam da razıyım.
Bir bıçaksın ki gönlümün başköşesinde saplı
Bir bıçaksın ki elmas ağızlı pırlanta saplı.
Belli belirsiz sızın var bağrımı dağlar durur
Bağrımda çöreklenmiş sıra sıra dağlar durur.
Geçmedi bu hastalık
Geçmek bilmedi…
Doktor çaresiz,
Tedavi yetersiz…
Sensizlik teşhisi koydu doktorlar,
Tencerene bir kapak,
Sabahına tan, şafak,
Saçlarına tel tarak,
Olamadım gitti.
Bardağında serin su,
Hani kara toprak
Yağmur damlasını sever ya,
Yaprak güneşi,
Koyun kuzusunu,
Seni öyle severim…
Gülerken ağlatırsın,
Ağlatırken güldürsün,
Sen bir ömürsün sevgilim,
Sen severken öldürürsün.
Naz ederken sitemkârsın,
Saatler, zaman yakmakta motorlarında,
Bir bir eriterek mekanları tik taklarında,
Üstelik, de her geçen gün daha da hızlanıyor
Artık, güz karışık biraz, baharın sabahalrında
Güneşin potasında azaldı sıcaklık,
Gece başlayıca
Karanlığa üzülmek niye?
Elbet bitecek o gece
Yepyeni bir sabahı getirerek hem de...
Kederleri hissetmeye başlayınca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!