YENİ YILDA DA AYNI AY
Yeni yılda da aynı ay, aynı güneş.
Değişen takvimdeki yapraklar mı sadece?
Eski bir yıl, bir yeni yıla olacaksa eş
İşte o zaman hayat bomboş
Yeryüzüne Cennet Anadolu
Yeryüzüne cennet olan Anadolu
Uzak Asya’nın
Batıya uzanan kolu
Malazgirt’ten çok öncesi
Yeter Bana
Güneş gölgelendi,
Puslandı hava,
Sular buz tuttu.
Ha koptu ha kopacak fırtına,
Yetmiyor…
Atılan her bir serseri taş, geldi de buldu benim başımı
Bir cendere içinde, ah vah ile yaşadım bunca yaşımı.
Her yol ayrımında, kaybetti isem bir can yoldaşımı,
Vurmayın artık sırtıma bunca yükü, gücüm yetmiyor.
Yıkma Boynunu
Görülmemiştir sevginin böylesi,
Tarih yazmamıştır.
Yıkma boynunu,
Sultanısın sen bu aşkın,
Kutlamalar yapılacak:
Geliyor İki Bin On Dört.
Patlayacak şampanyalar,
Patlayacak havai fişekleri
Kutlanacak çılgınca
Kutlanacak efendilerin zaferleri...
Zaman Çayında Eriyen Şeker
Zaman çayında eriyen şekerdi hayat,
Şeker hiç tad vermedi, çay desen bayat.
Dertler kaşık oldu karıştırdı zamanı,
Bir şıkırtı ile avunduk durduk heyhat...
Zaman Değişti
Gelmez oldu, katar katar turnalar,
Göl kurudu, görünmez oldu sunalar,
Kurudu artık, abı hayat akan kurnalar,
Zaman değişti, eski dünya değil artık.
Zamanın İşlediği
Zamanın işlediği
Bir malzemeyiz aslında
Eğip büktüğü, kırıp döktüğü,
Törpüleyip torna ettiği…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!