Kim istiyorsa milletin mahvolup, devletin çöktüğünü,
Zilleri takmış yapıyor çalgı çengi, bir kutlama düğünü.
Dışta gizli düşman belli oldu artık, haçlıları öğrendik,
Vatan toprağından doyup da, ihanet edenden de iğrendik.
Damlaya damlaya göl olur derler ya hani,
Bir damla hizmet de sen yap bu dünya fani.
Bir elinde satır bir elinde keser yontup durma;
Kırk yıldan sonra bir dene Gani olmayı be Yani...
Bir masal kadar hayal
Bir hikâye kadar güzel
Bir hayat kadar gerçekti
Kırmahalle geçmişi ile bir efsane
İnsanları ile bir darbı meseldi.
Uzun bir hikâye olacakmış gibi başladı:
İlk satırı
Tek kelimelik bir cümle
Doğmak…
Sonra devam etti
Yaşamak,
Akrostiş Kızıma
ALLAH lütfeder de insanı sevindirir
Yaşamını bin bir renge boyar bir anda
Şenlenir, yeni ufuklar açılır dünyanda
En karamsar gününde, bir pırlanta verir
Hayallerimiz, fikirlerimiz Karamanla ilgili
Birilerinin ağlarına takıldı da
Yitti gitti…
Kıymet bilselerdi keşke;
Ya rakı masalarına meze ettiler,
Ya da
Ey ömrüm,
Ömrümü yedirmem sana…
Ben o ömre ömrümü verdim.
Ben o ömre
Ömür Çok Kısa
Ömür çok kısadır aslında,
Tıpkı öğle ile ikindinin arası.
Günü yok, saati yok,
Kalem kaşın altındaki,
Mehtap bakışlı gözlerini özledim.
Şeker dilden dökülen,
Gönül alan sözlerini özledim.
Efkârımı savuran
Ey rüzgarlar rüzgarlar
Delisi, divanesi
Gül kokulusu
Bülbül nefeslisi
Sam yeli kadar kuru
Çam yeli kadar sislisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!