Filibe otide, dušata dalečna, spomen.
Vo Vrhoven sud Nedyelko Bekirov ima.
Čanakale miná, puti tesen, žal.
Filibe otide, dušata dalečna, spomen.
Vo Vrhoven sud Nedyelko Bekirov ima.
Čanakale miná, puti tesen, žal.
GİZLİ SELAM...
MeskEnim dağlardır, inme şehire
AğlıYor gözlerim, benzer nehire
HeybEmde dertlerim, sığmaz şiire
VücuDum yanıyor, kendi halime
Göğe Tutunan Eller”...
Bir sabah, eski bir sokakta yürüdüm
ve taşların arasından çıkan minik çiçekleri gördüm.
Her çiçek, sanki unuttuğum bir şarkının notasıydı,
her renk, gökyüzünden bana sızmış bir hatıra.
Bir yankı saklanıyor taşların kalbinde,
Kaz Dağı’nın sisinden süzülen
beyaz bir kuş kanat çırpıyor,
gökyüzünün çatlağında kayboluyor.
Toprağın nabzını dinle, duyuyor musun o gürültüyü?
Köklerin karanlıkta verdiği o büyük savaşı.
Bir tohum, çatlatırken sabrın sert kabuğunu,
güneşe yazdığı mektubu okuyor yeşil bir dille.
Sanma ki unuttum seni,
her nefeste adını çağırıyor deniz.
Akçay’ın tuz kokan rüzgârı,
göğsümde taşıdığım gizli mühür gibi
hükmünü sürüyor hâlâ.
Ben,
Yaşı altmış altı,
Ruhu binlerce yıllık bir savaşçı.
Ben, o beyaz kartalın gözüyüm.
Bir garip sevdadır gönlüme düşen,
Hayalin peşinde dağları aşan,
Her gece sabaha aşk ile koşan,
Bu kervan menzile böylece gider.
Gönlün Minberi.,.
Bir gün, kalbimin kapısında durdum,
anahtarını kaybetmiş bir yolcu gibi.
Gözlerim göğe çevrildi,
orada bir ışık aradım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!