Otuz yıl evveldi dumanlı yollar,
Tevbe kapısında kırıldı kollar,
Şimdi ruhum her an huzuru kollar,
İda’nın nuruna büründüm dostum.
Bildiğin o gidiş hayra çıkmadı,
Gözyaşım sel oldu, bendim yıkmadı,
Yüreğim köz oldu, yine bıkmadı,
Ateşin içinde kül oldum dostum.
Yıldızlar bir bir söndü, hüzün göklere indi,
Sensizlik yavaş yavaş, kalbimin içine sindi.
Uzaklardan bir selam, sanki rüzgârla dindi,
Tatlı hatıran yurda, geldi dostum bu gece.
Gözlerim kamaşır, bakınca nura,
Akıl ermez oldu, hikmet-i tura,
Sırtını dayamış, o sabır mura,
Hakk’a kucak açan, dostun bir eli.
Kar yağdı dağlara, yollar kapandı,
Haber gelmez oldu, bağrım da yandı.
Gözümün yaşları sele abandı,
Akmayın gözyaşım, durun bu gece.
DURGUN... Ve Hayalleri Olmasa şarkı oldu...
Gözlerim ateşe, alıştı sanma
Geceler yanağımda, durgun olur.
Sözlerim seninle, yarıştı sanma
Bu yürek sen gidince, durgun olur.
Düş'müydü?
Sesin ile rüyadan uyandım,
Aşkınla tutuşarak inandım,
Ateşin bile bile dayandım,
Alev alev yanmak, hep düş müydü?
Dedim ki: “Nedir düşünce?”
Dediler: “Misafirdir gönül hanesinde...”
Kimi gelir bir solukluk,
kimi kalır bir ömürlük.
GurbEtten geldim ben, dostlar bağına
GövDemi koydum ben, aşkın dağına
DilbErler şahına, gönül çağına
KalBime yazılan, bir kelam olsun
Ege'nin incisi, o güzel diyar,
Üstünde gezerdi bir bulut, efkâr.
Edremit yas tutar, İzmir perişan,
Esaret zinciri yakardı her an.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!