Bu gız bana neye, hep Agam deyu...
Pınar başında ha gördüm ben onu
Dedim bak bu sevda olucek sonu
Hayal gurarken de, gördü bak beni
Bu gız bana neye, hep agam deyu...
Hayat bir meşakkat, bitmez sınavdır,
Hakk'ın kapısında, durur bu gönül.
Nefis bir canavar, sanki bir avdır,
Tuzağı imanla, kırar bu gönül.
Dünya bir gölgedir, gelip geçilir,
Sabır hırkasını, giyer bu gönül.
Zehir sunsalar da, şifa içilir,
Rıza lokmasını, yer bu gönül.
Bu Gönül...
Seher yeli eser, uyanır canlar,
Gaflet uykusundan, kalkar bu gönül.
Hakikat sırrını, arifler anlar,
Dünya hevesinden, bıkar bu gönül.
Yüce dağ başında esen yel gibi,
Coşup da çağlayan taşkın sel gibi,
Bülbülü bekleyen gonca gül gibi,
Bir güzel sevdaya düştü bu gönül.
Bugün efkarlıyım dokunma bana,
Sazım feryat edip ağlasın bugün.
Derdimi dökeyim koca cihana,
Sular coşkun akıp çağlasın bugün.
Bugün.
Filibe’den esen rüzgâr duralı,
Bir asırlık sızı kalpte sıralı.
Abdi Bekirov’un ismi buralı,
Şehadet nuruyla yandık biz bugün.
Goncalar küskündür artık toprağa
Bir nefeste mana bulamadık biz
Hüküm sürer hüzün her bir yaprağa
Şu ömürde fena bulamadık biz.
Alemi cihanı gezsen de boşa,
Gönlümden ziyade yer bulamazsın.
Yazılan kaderin gitmezse hoşa,
Bahtına küsecek zâr bulamazsın.
Buldu Bu Yürek...
Gözlerin ufkumda doğan bir güneş,
Karanlık ruhuma oldun bir ateş.
Gönlümde yanan bu sevdaya eş,
Başka bir lisanı buldu bu yürek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!