Bir gün dünya durursa
kimse saati suçlamasın.
Zaman zaten hep biraz yorgundu
insanların aceleciliğinden.
Bir Kedi Sükûneti ve Beton yığını...
Beton. Yine beton. Ufka kadar gri bir yorgan.
Gökdelenler, sivri dişli devler, bulutlara değil,
hırslarımıza uzanır, daha yükseğe, hep daha yükseğe.
Karanlık çökerken sustu heceler,
Yakardı bağrımı yanık geceler.
Ömrümden çaldılar bitmez secdeler,
Bu gamın içinde ömür kalasın.
Gönül deryasına, usulca daldım,
Hayalden bir demet, çiçeği aldım,
Senin olmadığın, yerlerde kaldım,
Hasretin mührüyle, bir şiir yazdım.
Gönlümün dergahında, bir ateş yakılıyor
Evrenin aynasına, hayret ile bakılıyor
Sözcükler birer birer, ipliğe takılıyor
Mânânın tezgahında, bir şiir yazılıyor.
Can Denir Bizde.
Gönül gel gidelim Pir’in bağına,
Erişelim Hakk’ın, nurlu dağına,
Yüz sürelim erenler otağına,
Aşk ile yanana Can denir bizde.
Bizim.
Yolumuzun ucu vuslata döner,
İçimizde yanan meşale söner.
Hakikat arayan gönüller iner,
Dostlukla örülür, yolumuz bizim.
Yokluğun,
Balıkesir zindanında unutulmuş bir tütün paketi değil, aşkım.
Ne de paslı bir demir kapının gıcırtısı.
Yokluğun, kan kırmızı bir gelincik tarlasında
Bizim Özümüz.
Gözümün yaşları sel oldu aktı,
Ayrılık ateşi sineyi yaktı,
Giderken geriye onur bıraktı,
Hakk'a doğru yürür bizim özümüz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!