Yollarını gözledim, her gün battı bu güneş
Hasretinle kavruldum, sanki kalbimde ateş
Bu amansız sevdaya, bulunmaz bir başka eş
Belki dönersin diye, ben hep seni bekledim
Burada, bu kıyıda, iyot kokusu var şimdi havada,
oysa benim burnumda hâlâ
yağmur sonrası o avlunun toprak kokusu.
Çocukluk dediğin, pasaportu anılardan bir memleket,
Ben...
Dokuz kapı geçince, nurun ana yurdunda,
Zeytinli’nin tozunda, bekleyenin ardında,
Enlil’in gölgesinde, Akçay’ın vakurunda,
Hakikat deryasında, sessizce yüzerim ben.
Bir kimlik bıraktın ki, sanki benim değil,
Her ayna yüzüme vurdu, "Artık ona eğil!"
Adresim dört duvardan ibaret bir zindan,
İçinde sensizlik var, dışında ise hazan.
Ben Gülü Rana’yım, aşkın baharı,
Duyar feryadımı andelib zârı.
Hüsnümde gizlidir, aşkın kararı,
Şeb-i aruz gibi, özüm yanıyor.
BENİM.
Bilinmeyen yönden gelen çağrıyım,
Gönüllere düşen ateş, kor benim.
Yüzyıllardır sönmeyen bir ağrıyım,
Çözülmesi dünden daha zor benim.
Yüreğimde yanan, bir sevda ateşi,
Cennetten bir köşe, Benim Türkiyem...
Tarihin yazdığı, destanlar eşi,
Uğruna can feda, Benim Türkiyem...,
Yar aşkıyla gönlüm yara doludur,
Gözlerimde dinmez yaşım sel olur,
Bir gün yüzüm gülse ömrüm yol olur,
Bırak beni ben yoluma gideyim.
Gökten süzülen nurla, aydınlanır her köşe,
Müminin yüreğine, doğar büyük bir neşe.
Beratın müjdesiyle, diner dert ile tasa,
Hakikat yolcusunun, nura bürünür özü.
Gönül bahçem güller açtı derince,
Kokun siner esen yele verince,
Aklım şaşar yüzün bana dönünce,
Senden güzel çiçek var mı dünyada?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!