Yaşıyorum can yaşıyorum...
Sirkeci, Sultanahmet, adaları dolaşıyorum.
Aynada değişen suretime şaşıyorum.
Yaşamak denirse bende yaşıyorum.
Ne beşeri kanunlar tanıyor ruhum,
Kana susamıştı…
Kanla yoğrulan yurdumun kansızları.
Havadan,
Karadan ölüm yağıyordu.
Manzara! savaş kadardı.
Her şeyi renkler kuşatmış dünyamda.
Bir ben sadece yeşil ile doluyum.
Ele, kahverengi, mavi etrafımı sarsada.
Ben her mevsim yeşil ile mutluyum.
Yamaçta yağmur gibidir yeşil gözlerin.
Bakarsam sel olur can elden gider.
Aşk’ına, hayaller kursam ne fayda.
Beni hasrete iter yeşil gözlerin.
Hercai aşığım, yol senden geçti,
Kırılırsın güzel insanlar kaba.
Her türlü ihtimali kat hesaba.
Yürüdüğün yol dünyaya dair.
Dürüstlük başa bela gorülürsun hakir.
Kırarlar seni güzel huyun ne hoştur.
Sen ateş diyorsun ya,
Ateş de nedir ey can.
Geride, yaşanmadan yıllar bırakmışız.
Acıdan da acı ruh sızısını tatmışız.
Doğum sancısına denk eza çeken yüreğim.
Ha gayret belki son buluyordur.
Karanlığına kapılıp yeise düşme
Belki de gece son buluyordur.
Ne çok umut besledin gögün üstüne
Kime kem talihi Hüda murat eyledi.
Hak her kulunu sever, kimi kötü belledi.
Her kimin sonu ahirette kötü ise
Bil ki emelini kötülükte belledi.
Her ne ettimse sevap, hayal hilkate erdi.
Yokluğunla tehdit etme ne olur.
Ben, seni sonsuza dek yüreğime hapsettim.
Sensiz iken emekleyen zamana,
Sabrı cemil ile koşmayı da öğrettim.
Cenk etmeyi kestirmişken gözüme,
Olsaydı sözün sözlerimi açardı
Aşk, ama olsam gözlerimi açardı.
Öyle uzakta kaldın sanki dünya karardı
Yüreğim ufkumda sana makam aradı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!