Sararınca arpalar, dolunca başak,
Eğilir buğdaylar, sevinir Ocak.
Tanyeri ağarırken oldu olacak.
Tomurcuklar güle döndüğü gibi.
Nefesin güneyden kıbleymiş gibi.
Ey Rab!
Ruhuma çöreklenen külleri kaldır.
Ten uyuya dursun ruhumu uyandır.
Kelebekler gibi aşk'ına kanatlandır.
Ey Rab!
Bu ne aşktır duyup durduğum.
Doğrudur ateşe aşık olduğum.
Her fısıltı ateş,
Her nağme güneş.
Doğrudur yangınında mesut olduğum.
Bahtı belirler insanın konforunu
Geçmişin şahlığı günün ırgatlığı etmez
Nasip gerek Mevla'dan sunulan
Bugünün güneşi düne kâr etmez.
Her şey derece derece
Dur saki...
Doldurma, dalmışlığıma aldanıp.
İçimde ateşle buzun dansı var, seyrediyorum.
Dargın ölenlerdendir hüznüm.
Dünyayı kâr sayanlar görüyorum.
Yavaş-yavaş doldur saki.
Ne varsa ellerinde salıver gitsin…
Ufkunu kapatan her şeyi,
Kalbini karartan herkesi at hayatından.
Efkârına teslim olma.
Efkârlanma.
Bugün bayram sabahı.
Mülteci duygulardan çıktığım gün.
İltica ettiğim çorak topraklardan,
Gurbette gariplikten kurtulduğum gün.
Bugün bayram,
Tüm göz aydınlığı zamanlarımın sebebi,
Ne diyeyim ki sana;
Şarabın keyfi, neşe membağı gibisin.
Hem hayal, hem hakikatsin.
Gel otur söylenelim.
Gönlümüzle seslenelim.
Dünyadan murat aldık.
Yeşeren umutları başka renge boyadık.
Hep düz yürüyelim yolumuz dümdüz olsun.
Hangi dilde anlatsam hislerimi.
Sana olan sevgimi hangi aşkla anlatsam.
Sensizlikte ürperen yüreğimi hangi ateşte ısıtsam,
Hangi suda yıkasam yokluğunda kirlenen yüreğimi.
Yalnız sana vakfetsem ruhumu, benliğimi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!