Gözün aydın ey güneş.
Yeniden doğacaksın.
Varlığına sebep insana kavuşacaksın.
Kara bulutlar dağılıyor gökyüzünden bir bir.
Ne horlanırsın artık ne görülürsün hakir.
Neden mahzunsun çocuk,
Nereleri hayal etmektesin.
Cenneti anımsatır gülüşün...
Neyi beklemektesin çocuk.
Hayat, yokuş yukarı akıtmak suyu.
Güneşe dair tüm hallerim, tüm hayallerim.
Solmuşsam kalınlığındandır.
Gülmüşsem nur yüzünü görmüşümdür.
Üzgünsem aramıza girenler vardır.
Direkt yada dolaylı anlatamam.
Hak ile batıl Savaşırken,
Yön dönünce batıla;
Çöküverir imanın kaleleri,
Yıkılır inancın minareleri.
Kim der?
Biz bize halleşip gözyaşı döküyoruz.
Yangın nedir unuttuk güneşte yürüyoruz.
İnecek bir serinlik yürek elbet soğuyacak,
Tutsak olan insanlık atesten kurtulacak.
Evet..
Ne diyeyim ki.
Sana yardan başka ne diyeyim.
Huzurum çok uzaklarda.
Bizden geçmiş bu işler,
Yağmurun yamaçta tutunamadigi gibi,
Rengi yoktur hasretin.
Olsaydı kara olurdu.
Ne gülün kırmızısı,
Ne papatyanın beyazı,
Ne menekşenin moruna denk olurdu ayrılık
Şükrüne layık zaman arama.
Güneşin dürüleceği günü hatırla.
Kudret rüzgarı kırarken dalları,
Vaktin dolacağı anı hatırla.
Servetin canındır, sermayen ömür.
Hayalden aldığım keyfi hiçbir şeye değişmem. Zira gerçeğin külfetine katlanacak kadar dirayetli değilim.
İhtişamlı bir mabetsin, kıblem diye durduğum.
Huzurumun sebebisin hayalen uydurduğum.
Ağlasan kimse duymaz,
Görünmezdir göz yaşın.
O kadar ulvisin ki; ulaşılmazdır başın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!