Şaire olan hayranlığım,
Şiire olan aşkımdansır.
Ne zaman, hangi bahara uyansam,
Güzel bir şiir okuduğumdandır.
Heceler, kelimeler, duygular, hisler.
Gayrı sana ne diyeyim,
Takkenin düştüğü yerdeyiz.
Sineklerin hayasızca tuza üşüştüğü yerdeyiz.
Tasvire gerek yok, kel aleni ortada,
Sinekler leşten geçti, tuzdan yağ çıkarmada.
Öyle oluyormuş demek ki.
İnsan, insanda böyle ölüyormuş.
İnsan insanda kül oluyormuş.
İnsan aşk'a kul oluyormuş
Neydi anlayamadım dünyan senin.
Kırılırsın güzel insanlar kaba.
Her türlü ihtimali kat hesaba.
Yürüdüğün yol dünyaya dair.
Dürüstlük başa bela gorülürsun hakir.
Kırarlar seni güzel huyun ne hoştur.
Sen ateş diyorsun ya,
Ateş de nedir ey can.
Geride, yaşanmadan yıllar bırakmışız.
Acıdan da acı ruh sızısını tatmışız.
Doğum sancısına denk eza çeken yüreğim.
Ha gayret belki son buluyordur.
Karanlığına kapılıp yeise düşme
Belki de gece son buluyordur.
Ne çok umut besledin gögün üstüne
Kime kem talihi Hüda murat eyledi.
Hak her kulunu sever, kimi kötü belledi.
Her kimin sonu ahirette kötü ise
Bil ki emelini kötülükte belledi.
Her ne ettimse sevap, hayal hilkate erdi.
Yokluğunla tehdit etme ne olur.
Ben, seni sonsuza dek yüreğime hapsettim.
Sensiz iken emekleyen zamana,
Sabrı cemil ile koşmayı da öğrettim.
Cenk etmeyi kestirmişken gözüme,
Olsaydı sözün sözlerimi açardı
Aşk, ama olsam gözlerimi açardı.
Öyle uzakta kaldın sanki dünya karardı
Yüreğim ufkumda sana makam aradı
Ve bir gün rakıda usandı gada almaktan.
Ceketini, bavulunu alıp gitti.
Geriye;
Öfkeli, huysuz ve açgözlü adamlar kaldı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!