Fazla nefesim kalmadı, sıkma beni.
Aşık oldum, aşklar yaşadım.
Sevdim, sevildim de ölürcesine.
Mutlu ettim, mutlu olduğumda oldu.
Sen.
Ben huzur yürekten başlar bilirim.
Eş’e
Ev’e
İş’e
Çeneye,
Çevreye sirayet eder.
Eskiyor her şey.
Zaman baki, saatler değil.
Biter insanın sürgünü dünyada.
Ten kalır.
Ruh ilanihaye dünyalık değil.
İnsan...
Nutfenin muazzam eser oluşu.
Hem cennete namzet, hem cehenneme.
Müdahil hayatın her zerresine.
Hem katresinde, hem küresinde.
Su gibiydi zaman.
Şöyle böyle akıp gitti.
Bir uçurumun kenarına,
Düşleri bırakıp gitti.
Sen gökte güneşsin,
Ben enginde deniz.
Hak her şey ile buluşur,
Bir biz görüşemeyiz.
Ya kopar kıyamet su güneşi bulur,
Kamburunu gizleyemezsin.
Ayıpların ayan beyan göründü.
Dil sükût etti, sözler tükendi
Yalanların ete kemiğe büründü.
Oynadığın oyunun perdesi düştü.
Bu karanlık, benim değil aslında.
Hayatın akışındadır kaos, karmaşa.
Yürek teslim olmuş, umut ise hayal.
Benlik, kendi ile girmiş savaşa.
Bir ileri, iki geri bildiğim tüm düzenler.
Ne yaman çelişkiler dünya sahnesinde gördüğüm.
Ne cennet, ne cehennem yaşananlar kör düğüm.
Ayırmışım ruhumu yaşarken bedenimden.
Ölüler medet eder tutar gider elimden.
Tağutumu üretmişim yıllar yılı…
Taz dağı, sanki sende neyim var.
Kış geldimi garipler çehrene bakar.
Suyu veriyorsun ekmeğinden haber yok.
Ucube heybetine ihtiyacım yok.
Kırağı düşünce yavrunu, gurbete saldın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!