Herkes dümenci ruh haletinde,
Oysa, batıyor gemi her seferinde.
Kurudu denen dallara, kara bulutlar can oluyor,
Mevla çeviriyor dümeni, sanki sana soruyor.
Öyle hırs, öyle ihtiras, öyle bencillik hissi.
Dünya bir sürgün yeri,
Ben de sürüldüm.
Bunca kul içinde,
Ben seni gördüm.
İyi-kötü günlerimiz oldu.
Amaç; dünyada sonsuz yaşamak değil.
Elinle cennete kapı açmalı.
Eğrilirken dünyada ki doğrular.
Eğilmekten bir ömür kaçmalı.
Dünü varsa, yarını da olmalı.
Dostluğa muhtaç olduğum anlarda gelir çay aklıma.
Öyle ise bir çay koyda içelim.
Hareket eden ömür treninden,
Şöyle bir dünyaya bakıp geçelim.
Yeis varsa; kahve de var, çay da.
Kim unutursa unutsun.
Kim kanarsa kansın.
Varsın cahiller sonsuza dek aldansın.
Bildiğim, kamil iman yanlızca ilimdedir.
Bilimden öte gerçek, sadece ölümdedir.
Mıknatıs gibiyim
Yakınsam çekiyorum.
Ya cile buluyor kendime
Ya aşk acısı çekiyorum
Her durumda
Her zaman
Çınar diye bir kavaga yaslanıp durmuşum.
Asil sanıp azmışa methiye uydurmuşum.
Çınarlar yıkılıp söğütler toremiş çoktan.
Hakikatten hayal yok, omurga yıkılmış çoktan.
De ki Mamaş söyle kim kimin nesidir.
Cennet var bakışlarında çocuk.
Kötüler anlamaz seni.
Dünyayı, dünyalıkları versin Mevla dilediğine.
Tüm zenginlikler sendedir çocuk.
Masumiyetin görünen yüzüsün.
Cennet bakışlar bir sende çocuk.
Hep düştüğümü hatırlıyorum.
Ağladığımı…
Yokuş aşağı düşerken,
Taşlardan kaydığımı.
Ark yolun başında,
Kimsenin elimden tutmadığını,
Mevsim kışa dönmüş,
Ben bahar bekliyorum.
Biçare hissiyatım arş arz arasında.
Çelişkili duygularım eziliyorum.
İlim, irfan, izan, iman ne fayda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!