Biliyorum ki bu sonbahar hayatımda,
Hiçbir yağmuru seninle izleyemedim.
Öksüz kaldığım bu hikâyede,
Yaprak yaprak dökülür kalbim.
Pişmanlıklar uyanır tam da burada,
Hikâyende bir kere yaralanmaya gör, müjgân;
Kendi kendine seslenir, kabuk bağlarmış yaralar.
Elini her göğsüne götürdüğünde,
En olmadık zamanlarda tutar, kanar.
Kabuk bağlamaz bir daha hiçbir zaman,
Biten bir hayalle birlikte,
Gözlerim gayet sitemkâr;
Dağlamaya başlayan yüreğimi,
İnce ince o korku sarar.
Aklımın seyir defterindeki cümle,
Yarın, gelecek hafta eninde sonunda,
Kelimeler yırtılırcasına aralıksız.
Yastığını boş bulma korkusu tüketir,
Her sabah uyandığında apansız.
Ama her gün, bu her gün,
Daracık yüreğinde söndü hayaller,
Hayatlarından çaldıkların suskun.
Dilsiz söylemediklerin pas tuttu,
İçin ıstırap içinde mağlup oldun.
Başak diken vermiş hazan mevsiminde,
Ey özgürlük rüzgârında nazlı nazlı salınan,
Alın yazımıza, yürek yangınıyla kazınan...
Sen ki bir milletin sancağı, bir milletin andı,
Nice kurt yiğitler can verdi, analar ağladı.
Elime asılı resminle bir dua gibisin,
Sonbahar ve leylek,
Seninle benim gibi.
Yaşarken son baharımı,
Göçtün yüreğime bir melek gibi.
Oysa sen daha ilkbaharındasın,
Dilim bağlanmış eşiğindeyim;
Esiri olmuş kalbinin.
Dişlerim sızlar, parmaklarım uyuşur;
Bambaşka yerdeyim, hasretinin.
Gözü yaşlı nisan ayı gibi,
Dört yanımdaki dertten, gamdan duvar,
Boynu bükülmüş garip bir haldeyim.
Açtığın o en onulmaz yaralar,
İçinden çıkılmaz sefil haldeyim.
İnsan bir kere savrulmaya görsün,
Soluduğum her günüm gözyaşı dolu,
Sevdiğini arar gönlüm, neredesin?
Sensizlik bu ömrümde kayıp bir yolcu,
Yanına çağırır gönlüm, neredesin?
Hazan vurdu dallara, soldu güllerim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!