Yol döner geri, eski çağların
dinmeyen sızısında öğreniriz
tükenmeyeni, unutulmaz bir
şarkının izleri, sakinleşir,
aykırı düşmüş ruhun tepkileri,
sessizce bağış, onaylanır ve
Tümüyle sağlık kurmak, ayak sürçen yeryüzünde
hayale tapınmak sanki, güçlü bir zemin adeta kurgu,
yaşam üzerine yağarken ıslanmamak hayali, uzaklığın
silinen izleri.
Kör yorumun aç bıraktığı, kalakalmış ruhların sığınağı
Kelimelerin tarihi
girer yaşamımıza.
Sözler dökülür
dudaklara.
Ve dönüşür sağlığa
bilinç ülkesinde.
Beynimin bir yerinde
bir ampul yanar bazen
ağzımda kelimeler bulurum
dudaklarımdan dökülen.
Hangi karmaşık süreçte
can bulur, anlam olur,
Dışarda kalmışlığın inanılmaz büyüsünde,
kavramlar terkeder, kalır boşta gezen yaprak
gibi hayaller, bir renge dalarsın, müziğe
bulanmış, ayrılırsın çevrenden, bir sen varsın.
Dur ki ora değil, bilinen bilmediğinde erimiş,
Bir esinti dolanmamışsa varlık zincirine, siz o rüzgarı ne
yapacaksınız, kalan kendinizle, dağılıp gitmişse, işte toplamak, kurucu zeminde başlayıp, yayılır ötelere, gene gelir oralardan, sen ben ilişkilerinde, ben seninle kurarım gönencimi, sen ben de kaybolunca, anlarsın kendini.
Sen kendini benle düşün, bensiz kaldığında bile,
ben olurum gene, benliğine yerleşen umudun gelişinde,
bir havanın nefese dönüşen sesinde, bildik olanı açan
keskin duyuşun ivmesine, en dip ve yüksek, bir ve beraberce, olmaklığın görüntüsüz ikliminde, susup
unuttuğun bir bir elinde, gör de anla, açık bir anlatımın
müziğinde duyulmaz olan, gözeneklerinde sen verdikçe,
Kısa kavrayışların ölümcül tuzağında,
bir de kavrayanların kötü niyeti olmasa;
eksik kalanı başkası tamamlasa.
Açılırdı kilitli duran, ortada kalmazdık.
Hayır böyle olmuyor, doğruyu
göstermek de yetmiyor; izleyen de yok.
İnce bir sevişmenin ortasında, sevgi
zulmeder, artan uyum yetmez, tel tel
dağılan saçların destan olmalı, rüzgar
gibi esen bütün sesler bir olmuş,
daha, belirsiz ayrıntıyı över.
Ne kadar doluysa gönlün, yırtılacak
Muhteşem bir kadınsın güzelim.
Beyazlığın doyumsuz, pürüzsüz
gerdanından iner, göğüslerinde
dururum. Böylesine coşkuyu,
bildik evrende zor bulurum.
Kasıklarından doğan aslında ölüm.




-
İlhan Ozascılar
-
İlhan Ozascılar
Tüm YorumlarDaha insancıl, merhamet, öykünme, takdir, tevazu, sevgi temelli seslenişleriniz samatya' da kemale erme yolunu işaret ediyor, azizim.
Duyguların gerçeklerle karşılaşması, tokat gibi çarpan acıtmalar,sert toslamalar, ifadelerin acımasızlığı, edilenlerin başa getirdikleri, soğukda olsa yaşamanın çekiciliğini vurguladığınız ilk eserinizi kutlarım, bu uslubunuz artık sahne oyunu yazılması gerektiğini çağrıştırıyor.
Daha insancıl, ...