Gökhan Oflazoğlu Şiirleri - Şair Gökhan ...

Gökhan Oflazoğlu

Haz uçurumlarında
enerji birikir;
sıçrar benliğimiz,
bir yanda tükenir.

İşte bu gel-git akıntısında,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Teslim olduğun ayrıksı zaman, görür,
nefessiz kalmışsan, bir öğüt gibi üstünde,
salınan, gerçeğin olmaz hiçbir zaman.
O gelir, anlamadan, olay, senden bağımsız
ve seninle her zaman.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Tedirgin, ürkek, yadırgamış,
elimde alevsiz bir meşale,
kılavuzsuz ilerliyorum,
karanlık gecede.
Her yanım ürperiyor,
korkuya direniyorum.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir ölü soğumakta, perde perde, artık nefes
almıyor, geceden de ilerde.

Herkes cesedini taşıyabilse, ortada kalmazdı
başaklar, rüzgarlar koparamaz, beslerdi,
topraklar. Gün yeniden doğar, yol uzar,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Dolanırdım yeryüzünü ayrıntılarda,
bunu hiç bilmezdiniz, gizil bir keyfin
bulanıklığında, çılgınım nasılsa, belki
anlamazdınız bu karanlık sahneyi,
tekrar oynanır zamanında, acele
etmeseniz, gelecek ağrısı bir yanında,

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Can dolaşmasında kuytularda yanan kandiller,
gizil güçlere açar kendini, donuk, dokulara,
söylenmedikçe işlemiş, saklı öykülerimizi,
onaylayan, tekrar eden ışık hüzmelerine
kanmış, hıçkırıkların ahengi esnasında,
yükselen saf marifet, dökülür aramıza.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Karşımda olansın, bu doğru, bir varolansın,
bazı kaybolan, sessizlik sözlerimizin içinden
geçerken, ne söylediğimiz duyulmadı, kanılarımız
duvarları örerken, biz de kapatıldık o yükselen
kaygıya ve ulaşamazdık dağılıp gitmiş anlama.
Nerde başladıysak orda bir sen karşılardı, karşımda

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Hep önemsenmekdi isteğimiz,
sertleşsin diye toprağımız.
Kabul görmek, varım demek,
tatmin, duruşu pekiştirmek.
En çok burda tepki verdik,
bize nasıl yok denirdi.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Bir ölüm güncesidir yaşam,
sabah, akşam beklenen.
Günler eylem içinde yiter,
karanlık iner derken,
düşünceler doluşur beyine
ve kavrar içerden.

Devamını Oku
Gökhan Oflazoğlu

Kımıl kımıl bir düşüncenin, aykırı sabahları,
sen ne söylersen söyle, bu onun korunakları,
dağılan sessizlik, barınılmayan ve uzak,
kendine katlan, bir perde açılır içine, varolmayan,
duyulmaz ışıkların ezgisi sarmış, bırak ellerine,
tutunmasan da olur artık.

Devamını Oku