Fatma Avcı 2 Şiirleri - Şair Fatma Avcı 2

226

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Fatma Avcı 2

Kırmızı Mumla Mühürlenmiş Mahrem Yazılar

Hüzne karışmış özlemlerden acılar doluyor yüreğime. Her yer bana dar geliyor. Ortaya çıkardığım her duygum yaralı yüreğimi kanatıyor. Yanına aldığın pembe mutluluk balonlarımla birlikte tebessümümü de çaldın. Fırtınada dalgalanan gemiler gibi oradan oraya savruluyorum.

Yaka paça attığın yalnızlık zindanlarında kayboluyorum. Yaşadıklarımı kapatma arifesinde azı ve ıstıraplarla dolaşıyorum. Duvarların sessizliği ile baş başa kaldığımda, bakmaktan imtina eden gözlerin geliyor aklıma. Ruhum bedenimi darağacında sallandırıyor. Nefessiz kalıyorum. Beni sensizlerken ıslak bakışlarımın donukluğuna hapsediyorum seni.

Devamını Oku
Fatma Avcı 2

Seni ruhumda bedenimde hissederken görüntünün sesini kapatmaması için gözlerimi yumuyorum. Her zerrem seninle doluyor. İsyan ediyorum yaşadığım zamana, mekana, boy attığım topraklardan koparılışıma.

Arzuların doruğundan yuvarlanıp, yaralarımın içinde kayboluşlara sarılıyorum. Yaşamın kıyısında bozguna yenik düşmeme çabasında sıkı sıkı hayata tutunmaya çalışıyorum. İçimdeki durgunluk fırtınalara gebe olsa bile. Düş kırıklıklarına meydan vermiyorum. Ama içimdeki ayaz duygularımı donduruyor. Kaybedilmiş düşler uçurumun kenarında benliğimi sararken ben kanatlanmayı bekliyorum.

Yaşlı gözlerimdeki puslu bakışları geride bırakıyorum. Ruhum berraklaşıyor. Bitmez gecelerin karanlığından kurtarıyorum. Hayalleri ve umutları yeşertmek için güneşin bulutlar arasından gülümsemesini bekliyorum. İç sesimi dinliyorum. Birçok sevgiyle dolu benliğimi, tutkularımı ortaya çıkarıyorum. Bütün yaralanmaları kanamaları göze alarak. Yüreğimi, yüreğimle dinliyorum. Söylediği sözleri hatırlamaya anlamaya çalışıyorum. Pas tutmuş kapılarını yağlıyor. Kaybolmuş kilidini buluyorum.

Devamını Oku
Fatma Avcı 2

Seni benim diye saklamıştım yüreğimin sırça köşkümde, sen çıkarken viraneneye çevirdin. Kum zerrecikleri içinde savrulurken sen, ben bedenimdeki yaraları temizliyordum

Yoktun ve ben sensizliği yaşamanın ne demek olduğunu bilmiyordum, belki de öğrenmek istemiyordum, senin olmayı seninle olmayı o kadar çok isterken eksik olan bir şeylerin farklılığını hissettiriyordun. Ne yanımdaydın nede uzağımda,sen benim nefesim kadar yakınım, vuslatım kadar uzağımdın. Elimi uzattığım da sıcacık sevgi dolu yüreğine dokunabiliyordum, boynuna gömerek dudaklarımı, kokunu içime çekerken…..

Kahvenin hatırına sarılmış umutlarımı bırakıyorum avuç içlerine, kaybolmuşluklar denizinde kürek çekerken vapur köpükleri arasında mutluluğumu yitiriyorum. Benimdin, sensizliği gömmeye çalışırken senden bir parça topluyordum yüreğimin el değmemiş köşelerinde. Yok, etmeliydim denizlerin derinliğinde, ya da boğmalıydım ellerimle seni, ruhumdan silip bedenimde ki hasarlarını onarmalıydım.

Devamını Oku
Fatma Avcı 2

İki denizin buluşması iki denizin kaynaşması gibiydik. Berrak bir incinin saflığında yakalamıştık, zemheride kaybolmuş duygularımızı. Yüreğimizdeki ateşin alevi büyüdükçe, dumanı azalıyordu. Kırılmış olan kalbimiz tutunacak dal ararken, dilimizdekini değil yüreğimizdekini zikrediyorduk.

İçimizdeki sevi ile varlığı, aşk ile hakikati yaşıyorduk. Karşılıklı oturup göz göze bakmak yerine, yan yana oturup aynı yere bakıyorduk. Yüreğimizde büyüttüğümüz aşk menziline ulaşmak için. Yüzüme bakan gözlerin kalbimin içine hasret alazları bırakırken, hangimizin özlemi daha baskındı. Gecenin örtüsüne saklandık, saklanılacak en güzel yerdi. Biz gecelerde yaşadık. Lacivert gecelerde baş başa kaldık. Âşıkların sırlarıyla dolu olan gecelerde, aşkın tekilliği ile harmanlanıp yoğrulduk…

Yüreğime batmış kıymık gibiydin, çıkarmaya çalıştıkça daha da içine gömülüyordun. Senden gelen her zulme katlanmaya çalıştıkça daha da güçleniyordum. Seni içimde hissederken seninle aynîleşiyordum. Seninle kavuşmayı beklerken hayale dönüşüyordun. Karamsarlık rüzgârlarının dalgalanmasına izin vermiyordum. Gönlü iklimine hükmederken, beni öksüz bıraktığının farkında bile değildin…

Devamını Oku
Fatma Avcı 2

Bir közden arta kalanın bıraktığı izdi yaşananlar. Kömür karası idi, sidikçe bulaşan, izini belirginleştiren. Sus zamanlarının sözcükleriydi konuştuklarımız. Yarım kalmış hikâyenin kahramanlarıydık. Ne eskiye dönebiliyor, ne de yeni hayatlar kurabiliyorduk.

Denizin ortasında gemicilere yol gösteren deniz fenerini mesken tutmuş martıların yalnızlığıydı yaşananlar. Kalabalık içinde yalnızlığın hikâyesiydi.

İskelenin soluk ışıkları deniz üzerinde sallanırken yürek terk eyledi mekânını, sevgilinin gözlerinde kayboldu. Gitmekle kalmak arasında kalmadan yürüdü gitti, ardına bile bakmadan. Ay gözyaşlarını bulut ile silerken martı durgun kanatlarındaki hüznü denizin üzerine dağıtıyordu.

Devamını Oku
Fatma Avcı 2

Hayat ince bir yelpaze, avuçlarımdan akıp giderken damlanın denize kavuşması gibi sana koşuyorum. Sedef bir yağmur damlasını yüreğinde inciye döndürmesi gibi, bende seni yüreğimin umanında ki sisler içinde büyütüyorum. Elveda zamanındaki sözlerine kapıyı aralamak yerine, sıkı sıkı kapatıyorum. Gönlümün aynasında masum ve samimi duran görüntünün kaybolmasın diye, ikinci görüntünün yansımasına izin vermiyorum. Değil yüreğimle, gözlerimle bile adatmayı düşünmedim seni.

Sevgin billur bir kadeh, kırılmasın diye yüreğimde taşıyorum. Aşkın, nazenin bir mum alevi gibi sırf yanmaya devam etsin diye karanlığı gündüze çeviriyorum. Ben seni adını nane şekeri gibi tutuyorum ağzımda, damağımda ruhumda.

Aynı gök kubbenin altında yaşmak bana yetiyor. Başımı kaldırdığımda gökyüzü, güneş, mehtap, yıldızlar aynı. Umurumda değil nerdesin? Kiminlesin? Nerde uyuyorsun? Şarapnel parçasıyla yaşayan gazi gibiyim. Gözlerinle görmediğin sadece sesini bildiğin dalgalarının sesini duyduğun varlığında huzur bulduğum bir deniz kıyısında yürümek gibisin.

Devamını Oku
Fatma Avcı 2

Mehtap bulutlara inat ışıklarını yansıtmaya çalışırken, karanlıkta kayboluşumu yaşatıyordu. Kimsesizliğinde ruhumun. Karanlığın gölgesi benliğimi yavaş yavaş sararken, dudağımın kenarında hüzün çizgileri oluşuyordu. Sensizlik, ruhumu, bedenimi, benliğimi sararken, yüreğimin yangınlarında yeniden hayat bulmaya çalışıyordum.

Ben yüreğimde seni sevgilerin en coşkun ırmaklarında büyütüp çoğaltırken, sen katli reva görüyordun. Gittiğim yerde mi? Yoksa bıraktığım yerde miydin? Puslu akşamların ayazında, aşkımızın infazını yaşarken, gök kubbe delinmiş sanki gözyaşlarını akıtıyordu buz taneleri gibi.
Candan ümidi kesmiştim, lakin canandan geçmeyi beceremiyordum…

Gözyaşlarımı saklıyorum ruhumun dehlizlerine. Yüreğimdeki figanı şeyda bülbüllerinin diline veriyordum, seherdeki ötüşlerinde gülün yüreğine düşsün diye. Sessiz çığlıklarım yüreğimin duvarlarında yankılanırken, kan ile gözyaşımı karıp, şarab-ı matem yapıyordum. Göklerin kuyuları çalkalanırken, eski sevdaların sözü geçmiyor terk edilen yüreklere.

Devamını Oku
Fatma Avcı 2

Gittin ardında bir yığın gözyaşı bırakarak,
İçinde beni götürürken beni sensiz bıraktın,
Tuzdan heykel kesildim yüreğime bakınca,
''seni sevdiklerine bıraktım'' diyordun aklınca

Kekremsi bir burukluk kaldı dilimde, yüreğimde,

Devamını Oku