Birileri girer elbet hayatımıza
Ama kimse kazıyamaz adını aklımıza
Geceler neden bu kadar uzun, bu kadar karanlık
İçimde sönmeyen bir dipsiz ağırlık
Bir saba rüzgarı esiyordu denizden kayalara
Denizlerin derinlerinden geldi yaşam
Islak sahillereden vurdu kendini dalgalarla
Bu yüzden her şeyin başı tuzla suymuş
Suya ilk gönlü düşen de buzmuş
Bunca yıl söndürmedim
İçimdeki sevda yangınını
Sürekli oyaladım umutlarımı
Kış oldu
Karlara yazdım arzularımı
Tipi savurdu ordan oraya
Arkandan gözyaşı dökene
Acı zulüm etme
Senin için mücadele etmeyene
Yüz verme
Gitmeni isteyeni de
Buralarda sevmek yasaklanmış
Sadakatin rengi yalana çalıyor
İhanetin ipini koparan kaçıyor buralardan
Kalabalıklardan uzak yerlere gidiyor
Saf altında ayar olmazmış
İçine farklı bişeyler katınca
O zaman altının ayarı kaçarmış
Pırlanta gibi bir anımızı katsak altına
Erkekler sessiz yangınlarda büyürler
Kararsız ve korkak olanları sevilmezler
Zor da olsa içlerinde yankılanan
O kadim çağrıya mecburen uyarlar
Hakikatler görünenin arkasına gizlenir
Eldeki fırsatlar kavuşmaya yetmez bazen
Ama yinede değerlemede dürüst
Fikri yapıda oldukça seçici olmak lazım
Yüreğimdeki endişelerimle kaç yıl daha böyle yaşarım
Farkındamısın birbirimizi göremeden yaşlanıyoruz
Gel demeye korkuyorum ama vaz da geçemiyorum
Sana iyiyim dediğime bakma ben seni çok özlüyorum
Ne tuhaf değil mi
Sahip olmadığın birini
Kaybettiğini düşünmek
Neden acaba zor gelir insana
Onu uzaktan sevmek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!