Geceler uzamazdı aslında,
Benim ışığım karardı
Zaman ilerledi ama ben aynı yerde saplandım
Kim ne anlarsa anlasın, ben sana takılı kaldım
Varlığın hayatımı renklendirirken
Ilık nefesin içimi ısıtıyordu
Yeterince hak edemeyince
Mahrum oldum sana ait her şeyden
Yoksun diye dünyam ak ile kara
Geldik gidiyoruz bu diyardan
Seni özlemekten bahsetmiyorum
Mesafelerin önemi kalmadı artık
Tenhalarda sakladım hasretlerimi
Yürekler soğumasın bana yeter
Şair yaşanan olayların tanığı değil
O çağının sessiz vicdanıdır.
Bende şiir için oluşturduğum her dizede
İşte o vicdanın derin izlerini ararım.
Her fırsat varlığın yoklukla imtihanıdır,
Duanın ari nefse güç katacağını bilemedim
Bu kadar sığ olduğunu bilseydim
Denizine dalıp rahat yüzmez
Bir yanda geçmişin günahı ile bunalmış ağır hayaller
Diğer yanda bir duygulu şiir için henüz karalanmış
Bölük pörçük müsvetteler
Bu iki gelgit arasında kalmış bezgin düşünceler
Göğün göğsüne dolanınca bulutlar
Karşı dağın zirveleri inceden karla dolar
Kızıl şahin de ayaza hazırlıksız yakalandığına yanar
Bir süre karın ağırlığını hisseder kanatlarında
Çantamıza en derin arzularımızı yığdık
Götürüyoruz toparlayabildiğimiz ne varsa
Bir kısım ümitlerimizi kınında bıraktık
Bir bilinmeze doğru yola çıktık
Zaman damla damla birikmişken
Talih denen cam kavanozda
Kimin deryasında ziyan oldum ben?
Ne oldu bana, nedir yanlış olan?
Bol reçineli bir çıra olmak
Yeni aşklar tutuşturmak
Yada sevda ateşine kül olmak
Onun harında soğumak
İşte bütün sorun burda
Bu soruların bir cevabı olmalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!