Bilirmisin bu üzüntüler neyin nesi?
Boşyere yürüdüğüm yollar
Birde tanıdığım lüzümsuz insanlar
Beni çok ama çok yordular
Seni eğer kapıda görseydi
Emin ol oldukça gür çikardı
Denizin bittiği yere kıyı dediler
Kıyıya vuran deli dalgalara
Bir gün bir güzel söz söylemediler
Duygu sömürüsünden vazgeçtik
Uğruna ne geceler ne yıldızlar yakıldı
Kafam bozuk değil saatler dağıldı
Birçok his öldü içimde
Seninki meydanda ipe asılı kaldı
Maviye çalan kurşuni bir çizgi
Martılar uyandı çevresi telaşlı
Ne biraz yukarı nede biraz aşağı
Tam orta yerde
Senden sonra bir daha sevmem diyordum
Uzun yıllar geçti üzerinden
Vefasızlık girdabında yüreğim soğudu
Ayrıldığın limana bir gün dönersin sanıyordum
Gidiş o gidiş bir haber bile alamadım senden
Oysa gelecek için büyük hayallerimiz vardı
Ben şiire başlamam, kelimeler bana alışmadıkça
Belki bir gece vakti,
Uyanırım suskunluğun en koyu yerinde
Birden bir kelime gelir aklıma
Nezaket hayatı bilenlerin derin düşleridir
Hayatın düz bir çizgi olmadığı kesin
Düşünce gücü düştüğünde kalkmayı bilenlerindir
Kazanımların hayat kalitesini artırdığı doğrudur
Ben bir köhne kapı eşiğiyim
Ne dönüşüm tamam, ne bekleyişim
Sanki içimde söylenmemiş bir vedanın
Gözyaşı ile yıkanmış parçaları kaldı
Bu aşkta bitmeliydi
Hemde yıllar önce bitmeliydi
Bir kara sevda nasıl bitiyorsa öyle bitmeliydi
Bir mektup açacağının zarfı yardığı gibi yarıp gitmeliydi
Geldim ancak yetişemedim o gitmiş
Ben vazgeçmedim ama
O her seyden vazgeçmiş
Çektirdiklerinden utanmamış
Ben ağladım o gülmüş geçmiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!