Geldim gördüm yaşadım
İşte gidiyorum artık
Yeşil çimenler üzerinde
Masmavi bir koca gökyüzü kaldı
Bir papatya iliştirdim saçlarına
Tamda o anda farkettim gözlerini
Gömmek istediler ölü papatyaları toprağa
Kıyamadı toprak onunla geçen hatıralara
Çırpındı ağladı kabul etmedi
Ona göre hatıralar çok kıymetliydi
Sonunda papatyaları yüreğe gömdüler
Hayat deve yükü kadar ağır
Yükler yükledi naçiz omuzlarımıza
Yinede bir gün şikayet etmedik
Her şeyi ulu mahfillerin taktirine bıraktık
Varlığın hayatımı renklendirirken
Ilık nefesin içimi ısıtıyordu
Yeterince hak edemeyince
Mahrum oldum sana ait her şeyden
Yoksun diye dünyam ak ile kara
Geldik gidiyoruz bu diyardan
Şair yaşanan olayların tanığı değil
O çağının sessiz vicdanıdır.
Bende şiir için oluşturduğum her dizede
İşte o vicdanın derin izlerini ararım.
Her fırsat varlığın yoklukla imtihanıdır,
Duanın ari nefse güç katacağını bilemedim
Bu kadar sığ olduğunu bilseydim
Denizine dalıp rahat yüzmez
Göğün göğsüne dolanınca bulutlar
Karşı dağın zirveleri inceden karla dolar
Kızıl şahin de ayaza hazırlıksız yakalandığına yanar
Bir süre karın ağırlığını hisseder kanatlarında
Çantamıza en derin arzularımızı yığdık
Götürüyoruz toparlayabildiğimiz ne varsa
Bir kısım ümitlerimizi kınında bıraktık
Bir bilinmeze doğru yola çıktık
Bol reçineli bir çıra olmak
Yeni aşklar tutuşturmak
Yada sevda ateşine kül olmak
Onun harında soğumak
İşte bütün sorun burda
Bu soruların bir cevabı olmalı
Ömür bu öyle bir gün olur ki
Hayat biter her şeyin sonu olur
Doğan günde coşku kalmaz olur
Belkide gün gelir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!