Onunla ilk Kır kahvesinde buluştuk
İki çay söyledik
Biri demli biri açık
Keşke onuda demli söyleseydik
Sevdam demli çay kıvamında
Onun ki biraz açık
Bazen bir nisan yağmuru olsam
Kesik kesik yağabilsem diyorum
Geceden o yarin gönül bahçesine
Kabul eder mi? beni penceresine
Camdan süzülen sabah güneşi
Derman olur mu?gönül yaralarına
Susamışsan aşka
Boynun bükülür susarsın
Göz göze geldiğinde
İçini bir ateş kaplar susarsın
Korumaktan imtina ettikleri güzel sevmekti
Oysa o gizli sevmeler tam bir yürek işiydi
Anlam yükleyemediler bir türlü susmaya
Konuşulduğunda da beklenen olmuştu
Yıpranmış kaldırımlara dökülen bu kan damlaları
Harami suçuna çekilen bir titrek zılgıt
İhanetin üstünü örten eski bir ağıt
Sokak lambaları yorgun, ışıkları solgun ve yarım
Bir varmışım bir yokmuşum
Bu imkansız kara sevdaya
Dar-ı dünyada sanki yükmüşüm
Oturup saatlerce ağladığım
Susmak her zaman sabır değildir
Zulüm karşısında susmak
Bazen en büyük suçtur
Alkış tutmak olur zulme.
Çoğu zaman okyanustaki dalgaları
Durdurmaya gücü yeter de
Yarin gözünde kabaran yaşları
Dindirmekte aciz kalır
Bu koca yürek.
Bir cana düşmüş ateşin gölgesini göremezsin
Görsende bir anlam veremezsin
ele birde verdiği hasarı ancak
Dumanı çekilince görebilirsin
Sen bu karanlık geceleri çok iyi tanırdın
Neden bütün iştiyakınla ona gönül verdin
O duygusuz sevmeyi hiç bilmeyendir
Mehtaba bakıp geceleri aydınlandı sanma
Boşa beklentilerini de yükseltme
Geceler sırlarını hep karanlıkta saklayandır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!