Bir koca ömrün kölesi oldum
Hayallerimin hiç birini yaşayamadım
Beni sadece yalnız kaldığında hatırladın
Sen beni yalnız gecelerine meze yaptın
Her zeminde çok sevdiğini söyleyenler
Bir neden bile söylemeden çekip gittiler
Hala anlayamadım neyi beğenmediler?
Bulamadım neydi sakladıkları niyetleri?
Gittiğin günden beri buralar toz duman olmuş
Yazık ki kurt kuzuya çoktan karışmış
Küçükken tahtadan atlar yapardık
Körpe ama marifetli ellerimizen çıkan
Sağlam ve heybetli o güzelim atlar
Kimi doru kimi al kimi yagız
Bindirirdik düşlerimizi atların sırtına
Uçar gibi giderdik alabildiğine sınırsız
Ben dünyanın derdini göğüslerken
Çekildi birden yüreğimdeki anılarım
Oysa o an çok sıcaktı duygularım
Yazık ki kurumaya yüz tutmuş
Nedeni bilinmez anlar
Bu gün dudağınde farklı bir tat var
Abartıldıkça çirkinleşiyor yalanlar
Yaşlandık çok zamanımız yok artık
Bir vakitler adını zikreden dilim
Şimdi sükûtun tesbihini çeker oldu
Gönlüm, yıkılmış bir dergâh avlusunda
Yalnızlıkla secdeye varır oldu
Tamahkar tüccarın beklentilerinin
Vahşi bir o kadar da hoyrat düzlemindeyim
Yeter artık sal beni
Uçayım göklerde serbestçe
Karpuz sergisinde yanan lüks aşkına
Maviliklere doyayım istediğimce
Güzelliğin tam içmelik
Gözlerinin kahvesinden koy ömrüme
Dem alsın közdeki kahvenin telvesi
Kulağımda masum yüreğinin sesi
Bir yudum kahvenin hatırına
Allah aşkına
Ben ona derdimi daha nasıl anlatsam
Duygularımı anlatmak için bu son saatler
Damarlarındaki akan kanı hissetsem
Ellerini tutsam bütünleşsem
Sevgi selinden ben ölürdüm
Buğulu bir kadehde beraberce ıslansak
Beni güzel hatırla diye
Yıllarca çırpındım durdum
Şimdi beni kötü hatırlasan da olur
İyi hatırlananlar ölmedi mi?
Aşkı vermiştim sana ne yaptın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!