Yağmur olduysan,
Nereye yağdığının fazla önemi kalmaz
Yıkadığın sokak kadar makbulsün
Kader yükler sana yükünü
Şarkılardan ne kadar çok fal tutmuşuz
Her nağme ayrı bir hatıra sanki
Kat kat şarkılar dinliyoruz
Hatta katı açılmamış şu anki
Bu günde akşam oldu
Kur meyhaneci masayı
Kıştan kalma günler bunlar
Sabahlar oldukça ayaz
Odanın ortasında sobalar
Yanında boya kovasından bozma külek
Doldururlar sobayı ağzına kadar tezek
Gölgelesini göremeyen aynalar
Camın yansımasından medet bekler
Hasret dediğin bir deli kuvvet
Herkesi bir başka vurur sabret
Kimi aşıklar naz niyaz istemez
Hayatımızın cümle kapısından
Sessizce giren şu körpe sabahlar
Yüreklerdeki gam demini almadan
Yaprakların göz yaşları dinmeden
Bir bakarsın çabucak günü döndürmüş
Kasvetini beyaz çarşaflara sermiş
Geçti gitti sensiz geçmez dediğim zamalar
Yalnız kaldım şu koca dünyada
Göçmez bildiğim kuşlar bile terketti
Bir tek koca yürekli minik serçe direndi
Her gün pencereme tünedi
Ziyaret için bana bir tek o geldi
Ziyan olmuş bir hevesti bizimkisi
Geride unutulmayacak çok izler vardı
Yaşananlar anlatılması zor kelimelere kaldı
Elde bir ömür var iyi yada kötü geçti gececek
Yüzler resimler elbiseler eskidi eskiyecek
Mor ile sarı
Kibir yüklenmiş yüreklere sevgi giremiyor
Sözüne inanıp çok şeylerden sakınıyorsunuz
Sevgiye mashar olmak için çok şey yapıyorsunuz
Birgün bir yerde biraz noksan kaldığınızda
Gözlerin de bende saklı ellerinde
Bu şiirin ana fikri sensin
Gelecek günlerin öznesi de
Bir kuş sesi kadar ince
Bir sızıntıdır bu hasret denen duygu
Yüreğin derinliklerinden damlayan
Marifet güzellik bulmakta değil
Güzel duyguları ortaya çıkarmakta
Yeter ki zamanını bekle ve biraz oyalan
O istediklerin mutlaka bulunacaktır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!