Sakin esen sabah rüzgarının sesini dinle
Sabahların kendine has bir dünyası vardır
Ilık esintilerin duyguları bir susar bir depreşir
Yıldızların gök kubbedeki sessizliğini dinle
Geceler gündüze dönmüş
Kainat bir başına uyanmıştı
Ama o tek başınaydı
Bakışlarında yılgın bir ürkeklik vardı
Üstümüzden geçip gidince bahar
Belki o zalim beni birazcık anlar
Her gece ağlayarak söylerdi
Zamanın duraklarında yanımda olacağını
Hiçbir şey istediğimiz gibi olmadı
Dudakları bile durduramadı zamanı
Uzakların ışığı bu gece erkenden söndü
Yakınların umudu çoktan yok olmuştu
Vadideki gölgeler dağın eteklerine çekildi
Börtü böcek çicek göçek uyumuştu
Vadinin koynunda yalnızlık ruhlara hakim oldu
Sen benim gibi yalnız olamazsın
Mahallenin parkında bir bankta
İçinde benim dayanılmaz acılarımla
Bir başına rahat oturamazsın
Uzaklaş benden özenme bana
Sen benim bir dakikamı bile yaşayamazsın
Biz ne kadim coğrafyalar aştık
Topuğundan kan damlayan atlarla
Gök kuşağının altındaki renk cümbüşüne
Eşlik etti bütün kuşlar ürkek kanatlarla
Gece kördür yabancılaştırır acıları
Umursamaz vurdumduymaz alaycı
Açık etmez gizler çekilen sancıları
Gecelerin tek aktörü garip bir simyacı
Belli belirsiz bir siluet ürkütüyor insanları
O yürek sende oldukça beni anlayamazsın
Boşa bekleme deniz gözlüm
Yüreğin sevda görmedikçe ağlayamazsın
Sen daha benim gibi umut bağladığın
Koruyup kolladığın aşkını kaybetmedin
Daha haykırmadın yüreğinde gizlediğin aşkını
Biz yandık dedikçe ateşimize odun atanlar
Birde ne kadar yandığımızı merak ettiler
Dönüp utanmadan kontrol ettiler
Külümüzü terazide tartmak istediler
Açtılar kapısını yaktılar cehennem ateşini
Yok ettirler canım memleketi
Yandırdılar ülkenin ciğerlerini
Mahvettiler bu dünyanın cennetini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!