İç dünyası geniş, sesi sakin ama kelimeleri derin.
Kolay anlatamıyor kendini daha çok yazarak susuyor.
Kırılgan ama zayıf hiç değil
Kırıldığını saklamayı öğrenmiş.
Karanlık gecenin kalbine kar damlar
Hiç sesi çıkmaz
Fakat aşığı vazgeçti diye
Gecenin omzuna baş koymaz
Her güzel şey onun ilgilisini çekerdi
Ama o kendinin hiç farkında değildi
Ilık rüzgarlar uzun saçlarını yalarken
O gökte parlayan yıldızları oturur sayardı
Sana boşuna dert ehli demişler
Benim derdim senden daha çoktur
Bu devirde böyle bir derde düşene
Arsızlıktan başka çare yoktur
Bunca tecrübeden sonra anladım
İnsan tutunamıyor bir diğer insana
Eğer bir gün izimi kaybedersen
Beni gölgeme sor,
Sana mutlaka doğruyu anlatır
Mesafeler girdi aramıza
Kırık saatler asılı kaldı
Duygu mabedinin duvarlarında
Zaman bile senden yana tavır koydu
Yokluğuna beş kala her şey durdu
Ama hiç tasa etme
Ben seni zaman ve mekandan münezzeh
Mevsim galiba kıştı
Yada bir bahardı
Tam hatırlayamıyorum
Belkide sonbahardı
Ben söyledim onlar yazdı
Kırılıyoruz da sanki ne oluyor?
Hiçbir şey olmamış gibi yaşıyoruz
Sadakati düşünen bir allahın kulu mu var?
Sessiz yığınlara bakıp hayıflanıyoruz
Yeterince geç kaldım ben aşka
Bir türlü sevdiğimi anlatamadım
Elin oğlu kalkmış şiirini yazmış
Neden ben hiç akıl edemedim
Kırmızı gülün çiğleri
Düşünce dolgun dudaklara
Sevdalı yürekler kabarırdı
Yılgın gurbet akşamlarında
Yağmur damlaları can suyu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!