Doğu ekspresi
Bir soğuk kış akşamında karlar altında
Trenlerin düdükleri acı acı çalıyordu
İstasyonda bir telaştır başladı
Gelenler gidenler el sallayanlar ağlayanlar
Ne zaman doğayla baş başa kalsam
Ruhumda sana ait bir mevsim bulurum
Sevgi sarayının
Davet kapısında bekleyen melekler
Bu farkındalığın bir sahibi olmalıdır
Boşa maviliklere yazmadık biz sevdamızı
Yaralı gönül kıskanç kalabalıkların
Müstehzi bakışlarından kurtulmalıdır
İnsan Huzur vermeli
Gökyüzü kadar açık ve mavi
Gözeden içilen su kadar berrak
Göklerdeki özgür kuş gibi coşkulu
Yaşarken şeffaf ve temiz olmalı
Yüreklerde de mavi bayrak
Karanlık aydınlıktan kaçar
Yalan ise doğrudan
Güneş gücüyle etrafına ışığı saçar
Ama yinede yıldızlar içinde yalnızdır
Söylenen doğru bir söz ise
Bir gülüşün ardından
Bütün mevsimlerden sürgün edilenler gördüm
Gece büyüdükçe
Göğsümde kabaran bir çan gibi çınladı hasret.
Ne ben sana doyabildim
Ne sen bana.
Kavuşamadan gidersem bu ellerden
Bir sözüm olacak sana
Bu bir imtihandır bir gün her şey bitecek
Bari varlıklarını bölüşeceğin biri olsun
Birde biri çıkacak bir yudum duygu getirecek
Zaman tanrının öz varlığıdır
Tanrı varlığının arkasından koşanları sever
Aşığın hayatının önceliği sevgisidir
Bunu sende gelecekte bir gün anlarsın:
Seven için cehennem bir yer ismi değildir
Kıymet verip kal dediğin birinin
Sihirli köşkün çığlıklarının gölgesinde
Geçmişin nöbetini tutmak da bize kaldı
Gökteki her yıldız bir başka merhametin hatırası.
Hicran gecesinin sönmüş ışıklarını parlatmak zaman aldı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!