Yaşam endişelerim huzurla değişsin
Dirlik ve düzen içinde bir ömür beklerim
Korkulu rüyalarıma güven çöksün
Şüphelere yer kalmasın isterim
Aslında ben karşı karanlık ormanın
Bir garip körpe kuşuyum
Buralara pek yabancıyım
Ben bu iklimlerde pek yaşayamam
Karşıdadır benim tüm yakınlarım
Uzaklaştırma beni muhitimden
Geceyle pazarlık ederim,
Gerekirse uykuyu boğazlarım
Hayalin geçince gözümün önünden
İçimdeki köşe taşlarını yerinden oynatırım
Biz çocukken çok oynardık
Oyunda düşüp yaralanırdık
Yaralarımıza toprak basardık
Diz yarası büyüyünce geçer dediler
Büyüdük diz yarası geçti
Sevdiklerimizi yüreğimize bastırdık
Sabah birşeyler fısıldadı
Doğan güneşin kulaklarına
Güneş beklemiyordu durakladı
Sabahın dizdiği bu methiyelere
Önce bir anlam veremedi
İstediğim yerde değilim
Duygusu insanı kahreder
Bu aleme farklı yerden bakıştır
Nerde olmak istediğiden önce
Bulunduğun yerde kendini dinle
Kontrol edemediğin şeylerden
Doğu ekspresi
Bir soğuk kış akşamında karlar altında
Trenlerin düdükleri acı acı çalıyordu
İstasyonda bir telaştır başladı
Gelenler gidenler el sallayanlar ağlayanlar
Ne zaman doğayla baş başa kalsam
Ruhumda sana ait bir mevsim bulurum
Sevgi sarayının
Davet kapısında bekleyen melekler
Bu farkındalığın bir sahibi olmalıdır
Boşa maviliklere yazmadık biz sevdamızı
Yaralı gönül kıskanç kalabalıkların
Müstehzi bakışlarından kurtulmalıdır
İnsan Huzur vermeli
Gökyüzü kadar açık ve mavi
Gözeden içilen su kadar berrak
Göklerdeki özgür kuş gibi coşkulu
Yaşarken şeffaf ve temiz olmalı
Yüreklerde de mavi bayrak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!