Ne güzeldir dört gözle beklediğin
Hasret trenin dumanıyla gelmesi.
Sabahlara dek uyutmayan hasretin dinmesi..
Yıllar sonra bir gün bir parkta
Çocukluk sevgiline rastlaması...
Unutulabilir mi?
Hayat denen o sarp kayalıklara
Daha henüz kondurulmamış
Bir kaç deniz fenerim daha var
Söndürülmemiş yaşam arzularım
Zirvesine ulaşamadığım dağlarım var
Gönlümde kabaran bir çok pişmanlıklar
Yaşlı zeytin ağacının gölgesinden bakınca göklere
Yıldızlara daha yakın olduğumuzu sanırdık
Ay karanlığı yüreğimize inerdi
Kalabalık caddelere biz yabancı kalırdık
Belki güzel gözlü kızın hayali
Bizden bir süre uzaklaşırdı
Benim bir şiirim olmadı
Bari senin bir şiirin olsun
Ama herseyi ile senin olsun
Kaç güzel uğruna şiirler yazıldı ki
İşte bu şiir benim bana yazıldı
Kaç kişi dolu dolu bunu diyebildi ki
Hüzün sardı lacivert geceleri
Kuzeyden sıkı bir poyraz esiyor
Gecenin karanlık yüzüne
Hüznün kırbacı gibi iniyor
Erdemleri kantarda tartamazsın
Hassas değerleri ancak
Kuyumcu terazisinde tartabilirsin
Yarım yamalak düşler mazide
Sil beni hayatından güzel yüzlüm
Zor olsa da sil beni
Yaprağın dalını
Çiçeğin rengini
Bıraktığı gibi bırak git beni
Beklemek zordur yorar insanı
Sabretmek ise güçlü bir yapı
Bende dedim ki kendime,
Bunca olan bitenlere rağmen
Mutlu olmak zorundasın
Hadi başla bir yerden
Sessizliğin en koyusunda
Kendi sesime yabancıyım.
Geceler bir derviş gibi
Çeker dergahına beni,
Her nefeste anılan
Can alan
Damlayan kayadan
Sızıp gelen duygulara
Baktıkça anladım
Vefada yalandı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!