İsterse solsun yeryüzünün bütün gülleri
Güneş kavursun limandaki Gemileri
Kurusun memleketin bütün çeşmeleri
Mazlumun gözyaşları yeniden yeşertir gülleri
Beni kandırmaya kalkma ey kader
Bu dünyadaki vefası karşılıksız
Sevgisiz yaşamı ben neyleyim
Feleğin başında paralansın şöhreti
İhtişamlı sarayları köşkleri
Bir gizli ilmek gibi geçiyor sırlar
ömrün kırılgan dokusuna
Neden bakıp dalıyorsun uzaklara?
Ömür dediğin nedir ki
Dur dedin diye duranı değil
Sen durmayınca,seni tutana
Her halde seni soranı değil
Sormayınca da sarıl sarana
Hatıralara hükmetmek olmaz
Hayatını paylaşana ver meyil
Gerçekten sevmek
Kanatları olmayan kalbin
Bir güzel gülüş ile uçabilmesidir
Bir yalana inanmak nasıl suç olsun?
Bırak yapılan her şey ahtan ayrılsın
Duygularım kırıldı döküldü yerlere
Samimi duygularımın ifadesi öfke sanılsın
Topladım onları ıslak kaldırımlardan
Bakamaz oldum iştiyaklı zümrüt gökyüzüne
Duygularımız durmasını istediğimiz zamanla
Geçip gitmesini istediğimiz zaman arasında
Bir belirsiz yerde takılıp kaldı
Lacivert deniz gemileri taşımaktan yorulmadı
İnsan bu eskiyi mutlaka özler
Ama onun esiri de olmaz ki
Biz sanki kendimizi biraz fazla kaptırdık
Sevgimizi bile fazlasıyla abarttık
Biz damlayı deniz yapamadık
Ama o deniz damlayı fethetti
Damla denize düşünce kayboldu gitti
Hiç bir zaman deniz ile bir olamadı
Garip bir damla olarak anıldı kaldı
Bizde biraz o damlaya benzedik
Akşam güneşi inerken çatılara,
Davetsiz gölgeler girer kapılardan içeri
Bir kandilin son titrek ışığı gibi
İçime kapanıyor bütün yollar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!