Belki bazı gönüllere kolayca girdik
Ama bir çok şeyi de başarmadık
Şöyle bir geriye bakınca
En vazgeçilmez dediklerimizden
Nasılda erkenden vazgeçmişiz
Çok güvendiklerimiz bizi yaralamış
Yaşam ormanında tutunacak dal ararken
Dallarıma tüneyenleri göremedim
Benim bildiğim yol yürüyenler yolundan dönmez
Geri dönenlere bir söz söyleyemedim
Bu yara ağırdır bir günde geçmez
Güzele bir şeyler söyleyeceksen
Onu da güzel söyle,ahenk bozulmasın
Kör çiçeği göremez ama
Çiçek, kördeki yüreği çok iyi tanır
Özlemek mi ölmek mi derler ya
Ben özlerken ölmeyi tercih edenlerdenim
Bu çok önemli bir seçim bence
Aklım başımda değil kaç zamandır
Bazı hayatların mayasında şans bir hakikattir
Tutku ise duygu dünyasında arzulanan
Dolu dizgin ihtiraslı bir yaşamdır
İhirasli duygular anlaşılmayı gerektirir
Unutulmuş güzel şarkıları hatırlatıyor
Şu kızın bakışlarındaki derinlik
Beni hızla maziye götürüyor
Gülüşündeki o muhteşem sadelik
Umarım yaşadıkça hep gülersin
Duvarlara sinmiş sesin,
Yastıkta kalan kokun
Hatıralar dolu uykusuzluğun
Söylenememiş aşk cümlelerin
Görüntüde kusursuz olmak
Hiçbir işe yaramayacak
Tümüyle mükemmelim demek
Her zeminde böbürlenmek
Hiçbir sorununu çözmeyecek
Bence sen ne isen o ol
Ben vakur bir çam ağacıyım
Karlar ülkesi kadim Sarıkamışta
Ne güzde yaprak dökerim
Ne de baş eğerim karakışta
Başım dimdik göğe yükselirim
Aras kadar hırçın olurum baharda
Sarıkamışta kar yağıyor kar
Çıplak tepeler üstüne
Karlar içinde bir güzel gelin
Savuruyor eteklerini yağan kar üstüne
Tipi esiyor bir o yana bir bu yana
Yolu gidiyor doğruca tepe üstüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!