Belki bazı gönüllere kolayca girdik
Ama bir çok şeyi de başarmadık
Şöyle bir geriye bakınca
En vazgeçilmez dediklerimizden
Nasılda erkenden vazgeçmişiz
Çok güvendiklerimiz bizi yaralamış
Yaşam ormanında tutunacak dal ararken
Dallarıma tüneyenleri göremedim
Benim bildiğim yol yürüyenler yolundan dönmez
Geri dönenlere bir söz söyleyemedim
Bu yara ağırdır bir günde geçmez
Ben vakur bir çam ağacıyım
Karlar ülkesi kadim Sarıkamışta
Ne güzde yaprak dökerim
Ne de baş eğerim karakışta
Başım dimdik göğe yükselirim
Aras kadar hırçın olurum baharda
Sarıkamışta kar yağıyor kar
Çıplak tepeler üstüne
Karlar içinde bir güzel gelin
Savuruyor eteklerini yağan kar üstüne
Tipi esiyor bir o yana bir bu yana
Yolu gidiyor doğruca tepe üstüne
Bu kadar dert fazla gelir bir insana
Birazını da sen al sende kalsın
Dert pazarında ortalık biraz ferahlasın
Varlığın da biraz işe yarasın
Kendimi bildim bileli biz birlikteydik
Yanlız yaşamayı hiç bilemedik
Ne yesek ne yapsak beraberdik
Yalnız kalınca ben yaşayamam ki
Şimdi kolum kanadım kırık
O olmadan nefes bile alamam ki
Dünde kalanlar yarınlarına sahip çıkamıyorlar
Tutunamadıkları dalda hayat bulamıyorlar
Mesela siz bir sevda uğruna
Salkım söğüt olup eğildiniz mi hiç
Yada başı bulutlarda mağrur bir çınarken
Yapraklarınızdan dökülürcesine ağladınız mı
Biz sessiz de seve bilen
Hiç yormadan, incitmeden
Ürkütmeden bekleyebilen
Geniş yürekli adamlardık
Hep güzel sevmekten yanaydık
Biri tutunur hayata
Bir nefes daha diye
Biri de yorgundur, usulca bırakır
Kalabalığın kıyısına kendini
Say ki ben yokum
Yaseminler açacak mı baharda
Kuşlar ucacak mı bahçemde
Yar gececek mı kapımdan
Görebilecek miyim onu yerin altından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!