Cahillik cana yüktür
Oysa bu can senindir
Sen baharın parlayan ışığısın
Ben ise gri bir akşam karanlığı
Ellerim çektiği acılardan usanır
Yaz deftere bu ellerin bir tutam alacağı olsun
Yüzüm yüzüne bakamaz haya eder utanır
Onuda yaz bari yüzün bir bakış alacağı olsun
Acımadan attın kucağıma
Dünyanın tüm dertlerini ey felek
Kalmadı sınamadığım acılar
İçime atmadığım sancılar
Ben hiç böyle düşünmemiştim
İstenince tek kişilik yanlızlığa
Bu gecede yalnızım otel odamda
Herkes tatlı uykusunda
Bir tek ben ayaktayım
Koca şehir ile dalga geçerim
Sıra sıra elektrik direkleri ile oynar
Gece bekçileri ile arkadaşlık ederim
Özgür olmak isteyen için
Kanat heç ne gerekmez
Sicimle bağlı iki kuştaki
Dört kanat uçmaya yetmez
Bozkırlardan da esaret çıkmaz
Koca bir coğrafyanın hakimi
İncinmiş bir aşkın acısını tahmin edemezsin
Duyguların yürekteki demini hele hiç anlayamazsın
Hicran bu yakar kavurur insanı derinden
Bir gülüş için mum gibi erindiğini göremezsin
Dün yine geçtim o hazan bahçesinden
Avuçlarım soğuk gözlerim dolu
Sensiz bir avuç toprak bile istemem
O verimli hülyalar ülkesinden
Geçmesin kapımdan istemem
Sana uğramayan hayal kırıntıları
Papatyalar diğerlerinden farklıdır
Nedense özünde gizemi saklıdır
Papatya sevmeyi bileni seçer
Uğruna ölmeyi hak edenlerin
Hasretle yar yolu gözleyenlerin
Emin olmak zordu eskiden
Karşılıklı oturup konuşamazdık
Sevgiyi papatyalara sorardık
Seviyor mu sevmiyor mu diye
Kendimizce fallar tutardık
Kaybetmeyi göze almışların cesaretiyle sevmeli
İnsan kaybolduğu yerde kendini tanımalı
Sahip olmak, tanımak demek değildir
Yumuşak ol;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!