Kelebeğin kanadına dünyanın zulmünü sığdıranlar
Ayağıma taş bağlayıp beni uçmağa zorladılar
Papatyaya baş eğdiremediler diye yapraklarını yoldular
Senin ne düşündüğünün hiçbir önemi yok
Geceler ağırdır, sabır kadar yorgun,
Beklemek dua gibidir; düşüncesi yoğun.
Alışmak dedikleri şey ise
Hani var ya…
Ah benim mühür gözlüm
Kalemimde kuruyan kan
Hecelerde sönen son nefesim
Şimdi hangi sokağa çıksam
Rüzgâr daha fazla taşıyamaz bu gizli öfkeyi
Yürekte yük olmuş duygular koparıp alır sevgiyi
Bir sevda masalı bayır aşağı dönünce
Sular önce dimdik duran ağaçları alır
Gittim ama giderken seni de yanımda götürmüşüm
Belli ki sana çok iyi vurulmuşum
Gül bahçesinin en güzeline aşık olmuşum
Bu sevdanın külünde bile çok yandım
Hatıralarını yüreğimin derinliğinde sakladım
Duygularımda hiç boşluk bulundurmadım
Bu aralar cahilliğimden kararttığım
Kayıp gecelerimin yasını tutuyorum
Düşleri yıpranmış divane gibiyim sokaklarda
Hatırladıkça hüzünlendiğim solgun resimler
Ya o kaçırdığım emsalsiz fırsatlar
Yere düşen her yağmur damlasına
Senin için akan gözyaşlarımı karıştırdılar
Uğursuz bir gecenin sessizliğinin arkasından
Gideceğin menzile biran evvel varmak istersen
Tüm bakışların ağırlığını sırtında hissedersin
Ama ortada kaderin görünmez hakimiyeti vardır
Bulutlara havale edip sakladığım
Münzevi hayallerimi çaldılar
Götürüp köle pazarında
Yok pahasına bir günde sattılar
Senin şiirleri ne zaman birine okusam
Mısralar yorulur mana tersyüz olurdu
Şiir bir farklı hece bile kabul etmez
Sensiz gecenin hesabı mutlaka sorulurdu
Gidene üzülerek de olsa elveda denir
İçim hatıra dolu ruhum zatı şahanedir
Herkes gitti gönül ihtişamdan vazgeçmez
Söylenen tatlı sözler bana müruru zaman gelir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!