Sen çok arzulanıp gidilmemiş bir ilsin
Yürekten istenenden daha fazla birisin
Sen çok başkasın
Daha başka ne söylensin
Güneş onun için doğuyor sanki
Kuşlar penceresine konuyor
Görüyorum herşey ona dönüyor
Onunla uyanıyorum her gün
Şarkılar hep onun için çalıyor
Yolumu uzatıp sokağından geçiyorum
Belki gelirsin dediğim o ihtimale vurgunum
Her şey eskiden daha başka güzeldi
O günleri hatırla bırak yapraklar yeniden yeşersin
Umutlarımız gürleşsin bahtımız düzelsin
Bir tek yıldız kaldı sinemde kanayan,
Zulmet-i sadrımda mıh gibi çakılan.
Bir de gecenin koynunda yakamozlar…
Şeb-i târı yaran bir sır misâli,
Hâmuş amma inâd ile parlayan.
Gecenin bağrında saklı bir âhım var,
Sen bana gel
Ama sevgilim olma
İstersen çok sev ama
Bunu ulu orta haykırma
Ay karası gecelerde
Yanımadan fazla uzaklaşma
Yarım kalmış bir mısranın ortasındayım
Kafamdakiler yazıya dökülmüyor
Tek bir yıldıza bakarak, kıyıyı bekleyen sen değil misin?
Sitemlerin artık boşadır ey bahtsız yüreğim
Ah benim bu vefasız sevdiklerim
Ettiler eylediler ve de sonunda
Suçu bana yükleyip
Hızlıca çekip gittiler
Belki yanlızca gittiler amma
Bana da çok ayıp ettiler
Sana dokunmak isterim
Teninde bir damla ter olmak
Öylece doyasıya akmak
İz bırakmak isterim
Sen hiç hasret sakladın mı bağrında?
Özledin mi? gelmeyeceğini bildiğin
Bahtı kara umarsız sevgiliyi
Boş boş bekledin mi? sessiz limanda
Hayallerini kaybettiğin bir anın
Yada gerçekleşmeyeceğini düşündüğün
Seni düşünmek bir kuşun kanadında
Dünyayı seyretmek kadar görkemli
Hem düşmekten çok korkuyorsun
Hemde manzaranın sihirli rüyasından uyanamıyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!