Kapısında sevmesini diledim,
Duam kabul olmadı.
Karşısında aşkını dilendim,
Dönüp yüzüme bakmadı.
Gitti nice dala kondu da,
Gönül bahçeme konmadı.
Rüzgâr seni fısıldıyor yine kulağıma,
Dilime yapışmış adın,
Başka bir kelime düşmüyor dudağıma,
Pınar olup yüreğime akan gözyaşım,
Sığmayıp taşıyor damla damla yanağıma.
Bu gece de hasret var, söyle nerdesin yar.
Bugün sabah olmak bilmiyor.
Güneş doğmakta naz ediyor.
Oysa son şafağım birkaç saate bitecek,
Kalem son çizgisini, ajandama çekecek.
Sevdam beni muhtemel ki yolda bekliyor,
Dünya dediğin gerçekten yuvarlakmış.
Aksi yöne gittiğim halde,
Dönüp dolaşıp sana varıyorum.
Ayrılık desen koca bir yalanmış.
Senden koptuğum halde,
Parça parça sende toplanıyorum.
Sabret candaki can.
Yakındır uykundan uyanman.
Bir kabustur ki gördüğün,
Şaşırır kalır gören duyan.
Gerçek olsa mümkün mü,
Bunca acıya dayanman.
Gel dese gidecek,
Sev dese sevecektim.
Öl dese ölecek,
Gül dese gülecektim.
Ama ne onun;
Davet edecek yüzü vardı,
Ey gönlüm,
Elinden gelmeden gönlünden gidiyorsa,
Sana sadece sabretmek düşer.
Elinde olmadan gönlünde oluyorsa,
Sana yine sabretmek düşer.
Gönlüne tutunanı dilinden düşürmek,
Aşka düştüm diyorsan,
Sabretmeyi bileceksin,
Seven olmakta ne var,
Sen sevilen olmayı öğreneceksin,
Gönül vermek değil,
Asıl gönül alabilmektir olay.
Gücün, kuvvetin zerre hükmü yok imiş.
Cihana sultan olsan,
Yazılana karşı boynun kıldan ince imiş.
Sen güzellikten sanırsın ama,
Gerçekte kul kaderini yaşarmış.
Bu yüzden çektiklerim ne senden,
Sahi neydi huzur;
Yarına dair endişe duymadan,
Başını yastığa koymak mı?
Yoksa hiçbir şeyi umursamadan,
Uyuyacak bir omuz bulmak mı?




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim