Vazgeçtim çünkü;
Yüreği koca bir buz dağı gibiydi.
Zirveye çıkmak mümkün değildi.
Aylarca adım atsam,
Yıllarca çalışsam çabalasam,
Buzlara tutunsam,
Gözümdeki yaşı görenler sordular,
Neden bu yaşlara sebep cananla berabersin,
Ben sevdamı sularken, onlar bunu üzüldüğüme yordular,
Oysa aşkım ateştir benim, gözyaşım su,
Yandığımı değil de, söndüğümü görünce korktular.
Bazen;
İhtiyaç duyuyor insan,
Bir sevgili bakışa,
Dil ‘’istemem’’ dese de,
Muhtaçmış aslında şefkatli bir dokunuşa.
Sevmek güzel sözüm yok da,
Ey candaki canan,
Sen beni sakın kırma.
Ben zaten,
Seni kırdığım yerden kırılırım.
Ey sevgili,
Ne olur bana bir daha bağırma.
Deryada su idim kurudum.
Çölde toprak idim savruldum.
Can evim var ya can evim.
İşte tam o yerden vuruldum.
Gayrı beni ne kapında ara,
Ne de yanında.
Ne zaman ki canım yandı,
Anladım ki aşkta bir yalandı.
Ne zaman ki bıçak kemiğe dayandı,
Anladım ki bu gönül,
Bir hayale aldandı.
Bilseniz kaç günüm,
Ben dipsiz bir çukur,
Karanlık bir dehliz
Sen, güneşin ulaşamadığı tenhamda açan yaban gülü,
Ben gülleri solmuş,
Yaprakları savrulmuş,
Dikenli bir dal,
Ey canımın canı,
Ey güzel yüzlüm,
Hem bu âlemdeki,
Hem mahşerdeki sözlüm…
Söyle gözlerim midir seni güzel gören,
Yoksa sen misin?
Kaçma artık benden.
Gönlünü kazanmak,
Ya da kalbini çalmak değil niyetim.
Korkma artık bu bedenden.
Ömrüme ömür katmak,
Ya da vuslata adım atmak değil niyetim.
Seni göremedim ya bugün,
Canım yanıyor,
İçim sızlıyor.
Karanlıkta kaybolmuş küçük bir çocuk misali,
Ortada kalıyorum.
Yüreğimde tarifsiz bir hüzün,




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim