Ben ki serden geçmişim,
Senden geçmem mi sandın.
Bile isteye yaşamayı seçmişim,
Güle oynaya ölmem mi sandın...
Ne çok ağlarmışım meğer yokluğunda,
Ne çok titrermişim güneşin sıcağında.
Dünyam hiç bu kadar soğuk olmamıştı,
Ve yüreğim kırılacak kadar donmamıştı...
***
Ne çok özlermişim meğer kömür karası gözlerini,
Azrail dahi ölecek,
Sen bunu bilmez misin?
Niceleri geldi geçti,
Ardına bakıp görmez misin?
Şu yalan dünyada bir kez olsun sevmez misin?
Ey sevgili,
Ne çok ağlarmışım meğer yokluğunda,
Ne çok titrermişim güneşin sıcağında.
Dünyam hiç bu kadar soğuk olmamıştı.
Ve zavallı yüreğim,
Buzdan yanacak kadar donmamıştı...
Yarını göremeyeceğine değil de,
Yarini göremeyeceğine üzülüyor insan.
Bedeninden ayrılacağına değil de,
Sevdiğinden ayrılacağına üzülüyor insan.
Ölümün ne zaman geleceğini değil de,
Sürekli ölüm ölüm diyorsun da,
Ölüm hakkında ne biliyorsun...
Belki de sadece gitmektir ölüm dediğin...
Öncesinde gidenlere kavuşmak,
Buluşup hasret gidermektir.
Zor olansa bakmaktır gidenin ardından.
Ölüm;
Canla bedenin ayrılmasıdır.
Can bir yere gider,
Beden başka bir yere.
Ayrılık ölümden güzel neyle açıklanır.
Sen bir yere gittin.
Dediler ki;
Her şeyden vazgeçmiş gidiyormuşşun?
Demek bir daha seni göremeyeceğim,
Öyle mi?
Duydum ki herkese,
Tek tek veda ediyormuşsun?
Ölümü gördüm, etrafımda geziyordu.
Bir nefes kadar yakınımda,
Göklerden gelecek emri bekliyordu.
Ölümü gördüm, elim kolum bağlıydı.
Can kuşum kafesinden uçmak için,
Durmaksızın kanat çırpıyordu.
Kalmadı aşka olan inancım.
Bilirim ki bulunmaz artık ilacım.
Bunca zaman;
Diner dedikçe katlandı,
Geçer dedikçe kaldı acım.
Biter dedikçe çoğaldı,




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim