Ey gönül;
Nefret ediyor ama kızamıyorsun,
Üzmek istiyor ama kıyamıyorsun,
Gitsin diyorsun tamam da
Gel gör ki ayrılamıyorsun,
Söyle gönül söyle,
Dipsiz bir kuyunun içinde,
Uçsuz bucaksız bir uçurumun kıyısında,
Ya da okyanusta bir girdabın ortasında olsam ne çıkar,
Sorma sevgili, sorma neredeyim diye,
Aklında olmadıktan sonra, nerede olduğumun ne önemi var.
***
Bazen gözüm takılıyor caddelerin köşelerine.
Her an geleceksin gibi bir his doğuyor yüreğime.
Bir kuşun kanatları çarpıyor o an göğüs kafesime.
Her an parçalanacakmış gibi,
Bedenim dar geliyor yüreğime.
***
Issız sokaklardan geçiyorum, adım adım...
Gökyüzü katran karası,
Yüreğim alabildiğine puslu,
Ayaklarım yalpalıyor,
Korkularım attığım her adımda,
Daha bir şiddetle artıyor.
İkimiz yalancı bir baharın,
Vakitsiz açan çiçekleriydik.
Doğan güneşe aldanıp,
Kış günü meyve verdik.
Oysa zaman;
Bizim zamanımız değildi.
Ne seninle, ne de sensizim.
Ne kimim var, ne kimsesizim.
Bir çığlık kopsa da yüreğimden,
Toprak kadar sessizim.
Hem varım, hem de yokum.
Hem açım, hem de tokum.
Nesine aşık olayım;
Yokluğunda gözüme uyku girmiyor,
Varlığında gönlüm uykuyu bilmiyor.
Gitse dakikalar geçmiyor,
Gelse yıllar bana yetmiyor.
Demem o ki ne diye aşık olayım.
Sen hiç tanımadığın birine,
Sevdiğini sordun mu?
Sana zulmetmesine rağmen,
Onu korudun mu?
Haksız olduğunu bilsen bile,
Savundun mu?
Ne yana gideyim...
Söyle ne yana gideyim ki,
Yolun sonunda sana gelmeyeyim.
Hangi yöne döneyim ki,
Orada seni görmeyeyim...
***
Kim derdi ki,
Bu aşk gün gelip bitecek.
Yürekteki yangınım,
Küle dönüp sönecek.
Kim derdi ki,
Durdu sanılan zaman,




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim