Sokaklar boş, parke kaplı yollarda yürüyorum,
Sarı sokak lambaları geceye meydan okuyor,
Seni aramak değil de bulamayacak olmak beni yoruyor,
Zira öldüğünü bilerek attığım her adım,
Benden hesap soruyor.
Bilirim;
Yaramı sarmaya yoktur ilacın,
Ama bir tatlı söz,
Bir selam olsun yollayamaz mısın?
Haklısın geri dönmen,
Uzaklardan gelmen imkânsız lakin
Gönlümde yılların birikmiş yorgunluğu var,
Dört bir yanıma örülmüş, hüzünden duvar,
Seslenirim ama bilinmez ki beni kim duyar.
Gel de bitsin bu hasret sevgili,
Gayrı elimden ya sen, ya ecel tutar.
Tek bir dokunuşun bana hayat verecek,
Dedim; sen nasıl sevgilisin, seven sevene zulmeder mi?
Dedi; zahmetsiz diktiğin fidan, sana meyve verir mi?
Dedim; zulmün başım üstüne ama gün gelip de biter mi?
Dedi; sen kaderini yaşıyorsun, Allah’tan başkası kaderi bilir mi?
Ey hanesini benden esirgeyen sevgili,
Kapını değil, kalbini çalmaya geldim.
Aşkını, sevgisini gizleyen sevgili,
Seni almaya değil, senin olmaya geldim.
Ekmeğine ortak değil, katık olmaya geldim.
Gönül başka ne yapsın...
Üzülüyor işte sadece.
Yaptıkları için.
Yapmadıkları için.
Söyledikleri için.
Sustukları için.
Bir zamanlar severdim kendimi,
Değer verir, önemserdim bile.
Ne zaman ki sen kalbime girdin,
Ben o anda sevdiğim beni kaybettim.
Bir başka oldum, huyum değişti,
İçimde hiç olmayacak arzular gelişti.
Sen hiç gönül kapına kilit vurdun mu?
Yüreğini kalbinde hapis tuttun mu?
Çocuk gibi haykırıp,
Yumruklarla kapıyı döverken,
Öte yanda durdun mu?
Bir teselli bile veremeden,
Sen hiç gönül kapına kilit vurdun mu?
Yüreğini kalbinde hapis tuttun mu?
Çocuk gibi haykırırken,
Yumruklarla kapıyı döverken,
Sen öte yanda durdun mu?
Bir teselli bile veremeden,
Zalimler sanmasınlar biz yapılanları unuttuk,
Aşkında bir mahkemesi var, her daim bunu savunduk,
Gün gelir o yüce divan kurulur elbet,
Tüm zulümlerin hesabı, zulmedene sorulur elbet.
Yaprak hakkını ararken rüzgârdan, dalından kopmasına sebep diye,




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim