Ben seni güzelim ta yıllar öncesinde,
Belki dünya gözüyle,
Seni hiç görmeden sevmişim.
İhaneti bilmediğim,
Elime başka bir elin değmediği zamanlarda,
Her türlü şehvetten,
Dedim ki kalbime;
O kendini çok seveni kaybetti,
Sen başkasını,
O kendine ait olanı yitirdi,
Sen ise başkasına,
Dedi ki;
Ne zaman adını ansam,
Bir yıldız düşer gökyüzümden,
Ne zaman gittiğini hatırlasam,
Bir çiçek daha solar gönül bahçemden.
O anda güneşim benden saklanır.
Bir fırtına çıkar ve her yer aynı anda kararır.
Bir acı kahvenin kırk yıl hatırını biliyorsun da,
Tatlı dilimin,
Seven kalbimin hiç kıymeti yok mu?
Dudaklarına değen o kahveye,
Kırk yıl kıymet veriyorsun da,
Ben kalbine değmişim,
Neydi şimdi bu...
Hiç mi acımadın sevdiğini söylerken.
Hiç mi düşünmedin aşığım derken.
Merhametinde mi yoktu.
Beni bu hale koyarken.
Ben şimdi ne yapayım.
Hiç mi için sızlamadı;
O sözleri bana söylerken.
Yüreğin de mi yanmadı,
Seni sevmedim derken.
Ben açıpta kollarımı,
Seni beklerken,
Ey gönül;
Sevmek en kolayı,
Boş yere övünme.
Mühim olan sevilmektir.
Sen hiç sevildin mi?
Sen onu söyle.
Peki siz dosta giden yolda,
Tabanlarınız su toplayana,
Ciğerleriniz şişip patlayana
Ve dudaklarınız kuruyup çatlayana kadar
Hiç durmadan koştunuz mu?
***
Bazen diyorum ki hiç yaşamasaydım,
Nasıl olsa zaten bilmiyordum aşkı.
Tanımasaydım seni, görmeseydim gözlerini.
Hayatı bildiğimden ibaret sansaydım,
Aşkı sadece kitaplarda okusaydım.
O zaman dayanmak daha kolay olurdu.
Ne oldum ne yoktum.
Ne azdım ne çoktum.
Aktım gönülden gönüle.
Ne doldum ne de boştum.
*
Gördüm hasretim katlandı.




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim