Hasretle öylesine yoğrulmuş ki kalbimiz,
Vuslat ayağımıza gelmiş farketmemişiz.
Sevgili sevdiğini söylemiş işitmemişiz.
Yollara düşüp ona varalım derken,
O zaten bizdeymiş görmemişiz.
Her yere bakmak gelmiş de aklımıza,
Belki olurdu.
Belki deneseydik,
Kalplerimiz birbirini bulurdu.
Biraz senden, biraz benden,
Orta bir yerde buluşurduk.
O kadarına bile cesaret etmedin.
Bilirim ben bu yolun sonunu...
Gözümün neleri göreceğini,
Gönlümün ne ateşlere düşeceğini,
Kimlerin önümü keseceğini,
Kimlerin geri döneceğini,
Bilirim ben bu yolda,
Biliyor musun?
Hayır bilmiyorsun...
Çünkü bilsen bulut olur ağlardın,
Yağmur olur yağardın.
Şimşek olur çakardın,
Kör olsan dönüp bakardın.
Biliyor musun?
An geliyor ettiklerini unutup,
Özlüyorum bile seni.
An geliyor çektiklerimi unutup,
Gözlüyorum gittiğin yeri.
Bazen,
Neden kapanmaz açılan yara,
Neden başıma gelen aklıma gelmez.
Hep hayal kırıklığı,hep pişmanlık.
Neden bu döngü hiç değişmez.
***
Ne yapsam yaranamam,
İnsan her zaman isteye isteye gitmez.
Bazen de ardından gelen var mı,
Onu bilmek ister.
Her gidiş bir ayrılık ile bitmez.
Bazen de uzaklaştıkça yakınlaşılır,
Onu görmek ister.
Bilmeli insan.
Eğer düşmüşse çaresiz derde,
Tam da canına tak ettiği yerde,
Çekip gitmeyi bilmeli...
Boşuna inat etmemeli.
Alın yazısı denen bir şey var,
Biraz daha sevsem,
Belki o da sever diyordum ama,
Daha fazla nasıl sevilir bilmiyordum...
Az daha sabretsem,
Belki bu defa gelir diyordum ama,
Ecel gelmişti ve ben,
Bilmiyorsun;
Romanım yarım kaldı.
Yazılmamış şiirlerim vardı.
Mektuplarım desen hepsi pulsuz.
Beni soracak olsan yersiz yurtsuz.
Bu aşka neler ettin vicdansız...




-
Alpay Ekmekci
Tüm Yorumlarduygularımızı tercüme etmişsiniz şairim