Acı doldu her nefesim, bir kere,
Mazlumun halinden nice şey bilirim.
Yaralar açıldı hep aynı yere,
Zalim neymiş, zulüm neymiş bilirim.
Yürek yükü taşıdım dağ misali,
Bilmen nedendir bakışların nemlenmiş,
Gözlerinin gördüğü dertlerden değil.
Bakışların hüzünle mi süslenmiş,
O eski gülüşler, sırdaş değil.
Bir bulut mu çökmüş gönül semana,
Ankara yanmış, yıkılmış,
dumanda kaybolmuş anılar.
sen pavyon sahnelerinin gülü,
ışıklarla süslenmiş bir hüzün,
maltepe sokaklarında başıboş,
yorgun bir şarkının son notası gibi.
Bir kuşun göğe kanat açışı gibi,
bir çocuğun rüyasını korur gibi,
özenle seviyorum seni,
kırılmasın, eksilmesin, solmasın diye.
Gökyüzünü mavi isterim,
Memleketi yeşil…
Dağlarına bahar gelsin,
Toprağı bereket bilsin.
İnsanı özgür isterim,
Bırak karanlık kalsın,
ay, sen git bu gece,
Varsın yıldızlar da sönsün birer birer,
Gecenin örtüsüne sarılsın her şey,
Hiçbir ışık dokunmasın yaralarıma,
hayalim durma aklımda, sen git bu gece.
ben anlamam öyle aşktan meşkten,
şiir söylemekten, şarkı dinlemekten,
Ben bir seni bilirim, birde adın geçince iç çekmeği,
yani SENİ
Seni, anlatsam.
Kırık saatlere,
geç kalan mektuplara.
Seni anlatsam,
duymayan kulağa,
utanmayı unutmuş dile.
Hasretle doldu her nefes,
Sözlere kilit bağladım.
Bir sel gibi aktı içim,
Yollara seni çağladım.
Ay bile solgun bu gece,
Sevda diye düştüm yola,
Gönlüm seni arar hâlâ,
Her adımda ayrılık var,
Hasret kaldım bir yudum cana.
Gel desem, dön desem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!