Üç günlük dünyada ardımda gölgem,
Yürüyorum amma yol benim değil.
Yüreğimde çırpınır bir garip sevdam,
Konuşurum amma, dil benim değil.
Aynaya bakarım yüz bana yabancı,
Bir gün giy benim yıpranmış ayakkabılarımı,
Adımlarımı say rüzgârlı yollarımda.
Taşların soğuğunu hisset,
Ve teninde yankılanan sessizliği,
O zaman anlarsın, neden sustuğumu.
Yüz defa söyledim sana,
üzüntülü değilim, benim mizacım böyle.
Saklı bir hüzün gibi durur gözlerimde,
ama alıştım bu ağırlığa,
ne bir şikâyetim var ne de beklentim.
Yıldızlar sessizce göğe dönerken.
Bir rüya gibi silinip gitsem,
Adımı an, içten bir nefeslen.
Beni unutma, gece çökerken,
Toprak kokusu hüzünle inerken.
Tükendi bende zaman, kırıldı saat dişi,
Umut dediğin boş çıktı, içimden giden kişi.
Giden gitti arkasına bakmadan, yüzü rahat,
Kalanın payına düştü susmak, küf ve feragat.
Ne mendil sallandı bana, ne bir söz kaldı yarım,
Yıllar geçti, içim yandı,
Ne bahar bildi, ne kış dindi.
Hayat, benden neler aldı,
Ben seni hep hatırladım…
Aşklar unuttu, yeminleri,
Ben seni hiç unutmadım,
Ne rüzgârın savurduğu yapraklarda,
Ne de bir yağmurun bıraktığı ıslaklıkta.
Adın hep saklıydı,
Göğsümün en derin, en sıcak köşesinde.
Ben severim, sevmesine de
Herkes taşıyamaz bu yükü.
Benim sevgim
Alışkanlık değil,
Vazgeçememektir.
Nasıl diye sorarlarsa,
“Bensiz bıraktım,” dersin.
Bir zamanlar sıcak bir yudum,
şimdi soğuk bir boşluk.
Gözlerin arda kalan,
Bensiz, kolay mı sanıyorsun?
Gece indiğinde,
sokaklar saracak seni,
yapayalnız, sessiz.
Anlatsan da duymayacak kimse,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!