Sana duam olsun,
iyiymiş gibi görünmeye mecbur ol.
Sevinçlerini ödünç al başkalarından,
Gülüşlerin yüzünde dursun,
içine hiç uğramasın.
Yüzümü tebessüme hasret ettiler,
Dünümü ziyan, yarınımı zehir ettiler.
Yıkılır diye beklediler, hep gizlice,
Her düşüşte kalktım, daha da güçlüce.
Sanırlar ki umut söner bir anda,
Heves işte, gelip geçici,
Bir rüzgâr gibi, tutamazsın.
Aldanma ışığına,
Altın sandığın kumdur aslında.
Kırma kalpleri,
Tam sevecektik,
durmadı, gitti.
Bir rüzgar gibi esti yanımızdan,
dokundu geçerken,
ama kalmadı.
Bir sessizlik düştü gecenin koynuna,
Ay bile saklandı karanlık boynuna.
Yüreğim bir ağıt, dilimse lal,
Hangi rüzgar savurdu beni bu masala?
Zamanın elleri soğuk, keskin,
Sevgiden gayrı yola, sapma gönlüm, saparsan,
Gönül yarası derin, telafiye kalırsan.
Niyetin saf olmalı, kalbin açık ve derin,
Hakk’ın yolunda sabır, dostluğunla hep varsın.
Kırdığın gönül kadar, düşer üstüne gölge,
İçimden geldiği gibi sevdim seni,
bir rüzgârın savurduğu yaprak kadar doğal,
bir çocuğun gülüşü kadar hesapsız…
Ne sakladım, ne çoğalttım;
kalbim neyi söylediyse
onu bıraktım yollarına.
Değişmem dersin,
Sonra bir gün biri gelir, sessizce,
Bir bakmışsın, hayatına dokunmuş,
Her şey ters düz olmuş bir anda.
Hani üzülmem diyordun ya,
Bir bakmışsın, özlem dolmuş gecelere,
Bir bardak çay, bir de yalnızlık,
Buharı yüzüme vurur, sessizce.
Dışarıda hayat akar,
Ama içimde zaman durmuş gibi.
Çayın demi gibi koyu bir hüzün,
bak…
beni kaybetme.
bir bulan olur
gözlerimde saklı yananı görür,
bir seven olur mesela,
sesimdeki kırgınlığı duyar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!