şehre karanlık çöktüğü vakit
evlerin ışıkları bir bir yanar
ve benim içimden bir hüzün gelir
gider sevgiliye doğru.
Çorum/30.08.2006
Ayrılık değil de,
Aslında, en çok yaralayan,
Sevmediği halde “seviyorum” demesi var ya !
İşte o çok koyuyor insana.
Bir yalan gibi uzayıp giden,
Başka eller tutmuş elini,
Artık olmasan da olur.
Gönlümde yanan ateşi,
Zaman zaten söndürür.
O vakit çoktan geçmiş,
Ecel, narin bir kanarya gibi,
uçup konar aşkın dalına.
Sevda, zarif bir fısıltı,
gülmekle feryat arasında ince bir çizgi.
Yüzümde belirsiz bir hüzün,
Şiirler yazmaya geldim,
Sana, sevdaya, özleme.
Hasretle dolmuş yüreğim,
Düştüm yine kör bir göze.
Geceden sabaha yürüdüm,
Bazen “seni seviyorum” diyemez insan,
“Sıkı giyin” der…
“Yolun açık olsun” der,
“Dikkat et kendine…”
Her cümle, bir başka yoldan
Geçti gecenin kör karanlığındaki silik hatıran,
Göz göze geldik hayalinle, ben bakakaldım ardından.
Bir yıldız düştü sessizliğe, içimde yankılandı adın,
Senden kalan bir soluk gibi dolandı ruhuma zaman.
Rüzgârın usul sesiyle titredi perde aralığı,
Aldatan bir müddet mutlu gezer de,
Aldanan yürekte yara bitmez ki.
Gözlerde sevinç var sanır hezer de,
İçindeki fırtına, sönüp gitmez ki.
Bir gün gelir perde kalkar yüzünden,
Geleceksen şimdi gel,
vakit erken, yollar uzak değilken.
Geliyorum, geldim derken,
umutlar yollara dökülmeden gel.
Seveceksen şimdi sev,
Sessizliğim sırılsıklamdı,
Sonunda anladım ki,
Göz yaşım gözümden değil,
Kalbimden akıyordu.
Her damla bir hikâye fısıldıyordu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!