Bırak dağınık kalsın saçların, yıllardır topladın da ne oldu,
Bırak aksın gözyaşın, yıllardır bekledin de ne oldu,
Bırak sussun dudakların, bunca söz söyledin de ne oldu,
Bırak düşsün yüreğin yüreğime, bunca gurur ettin de ne oldu,
Bırak sevda dediğin içimizde kor olsun, yıllarca sakladın da ne oldu,
Bırak ellerin ellerimde titresin, bunca hasret çektin de ne oldu,
Gel, rüzgârın peşine düşelim seninle,
Bulutların izinde kaybolalım, bırak kendini.
Geçmişin yükünü bırak rüzgârlara,
Sadece beni duy, hisset, bırak kendini.
Sen,
Kainatın dalgın bir anında
yıldızlar karışırken birbirine
rastladığım o nadir denk geliştin.
Bir daha dünyaya gelme şansım olsaydı
zamandan bir dilek çalardım kaderin avuçlarından;
seni daha erken bulmak için değil yalnız,
seni bana yazan Rabb’i daha erken tanımak için.
Çünkü anladım…
sevda dediğin, iki kalbin çarpışması değil,
Bir dua gibi düştün içime,
Ne unutmama izin var
Ne de sana kavuşmaya…
Gözlerin uzak bir secde gibi,
Ben her gece yokluğunda
Kendime sürgün oluyorum.
Bir fısıltı sandım, şeytanı dinledim,
Kendi elimle kalbime ateş ektim.
Sır sandığım yükü ehline vermedim,
Her darbede biraz daha kendimden gittim.
Yüzünde nur diye baktığım o perde,
Bir gece olur ya…
Herkes uyur,
şehir susar,
yalnız kalır insan kendi kalbiyle.
İşte o gece,
ben bu hayata uyanamazsam
Bir gece uykun bölünür de ansızın,
Pencereni döverse gurbetin yeli;
Bil ki ben, senden kalan bir sızıyı
Ömrümün en kuytu yerinde büyütüyorum hâlâ.
Ay vurursa odana mahzun, sarı sarı,
Eğer bir sabah sesime rastlayamazsan,
Ne rüzgârın uğultusunda,
Ne yağmurun duasında,
Ne de kuşların kanadında...
Bil ki bu dünyadan göçmüşümdür.
Bir gün ansızın düşeyim aklına…
Kalabalığın ortasında bile yalnız hisset kendini.
Bir şarkının tam yerinde adım geçsin içinden,
gözlerin uzaklara dalsın sessizce.
Ne geri dönebil beni,
ne de tamamen silebil kalbinden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!