şimdilik belirtmek istemiyorum
Şimdi sensizliğin satırlarına yazıyorum yokluğunu.
Her harfte biraz sen,
Her boşlukta biraz hüzün gizli.
Susmak acı…
Ama susturulmak,
İçinde kopan fırtınalara ağıt yazmak gibi.
Âdemi arar olduk insan denen ilde,
Hakikati unutan nefsinin dilinde.
Üç günlük dünyaya ömür satanlar var,
Vicdanın kıymeti yok menfaat elinde.
Selamı çıkar için verenler gördüm,
Adın düşse kulağıma, yüreğim firâr eder,
Seni görsem bilmem bu can ne hâl eder.
Gözlerin gözlerime değse bir kere,
Cihan sussa, gönlüm seni söyler.
Sesin değince geceme, zaman durur,
Yine gecenin en tenha vaktindeyim,
Ne uyku uğrar gözüme ne sabah gönlüme,
Adını anmıyorum artık,
Lâkin susuşum bile senden bahsediyor.
Gönlümde kendine öyle bir yer edinmişsin ki,
Ne hicran söküp atabiliyor seni
O boynundaki kokuyu,
Benden başkası bilmesin isterim,
Seni sevmek…
Kalp atışı gibi bir şey bu,
Ne mi istiyorum…?
Ağustos gibi bir şey istiyorum ben.
Yakıp kavurmasın… Yine de ışığını eksiltmesin.
Altın sarısı olsun.
Sarı güneşim, yeşil gölgem olsun.
Ah Aşk-ı Mübrem !
Olur da bir gün unutursun beni diye, adına kitaplar yazdım
Avuçlarına bıraktım gönlümün mısralarını
Hüznüm oldun ,yazdım
Sevincim oldun, yazdım
En çok da hasretim oldun
Ah be Hâkim Bey, bir bilsen ne yaraladı beni,
Bir çift sözüyle viran eyledi şu gönlümü.
Üstelik yaralarımı sarmadan çekip gitti,
Şimdi hangi hüküm geri getirir ömrümü?
Aklım hep sende, adım adım gelişinde,
gözlerinle buluşacağım o ilk anın büyüsünde.
Ne diyeceksin acaba, nasıl bakacaksın bana?
Bir tebessüm mü süsleyecek o güzel yüzünü,
yoksa heyecanın mı saklanacak sözlerinde?
Aklım yine sende,
Gecenin en sessiz yerinde,
Adını içimden geçirdiğim her anda.
Gelişini düşünüyorum,
Kapıdan mı girersin, yoksa uzaktan mı görünürsün diye.
Hangi anda kalbim hızlanır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!